Bakan Şimşek: Enflasyon düşüş trendi sürecek, 5 puan ek baskı var
Bakan Şimşek: Enflasyon düşüş trendi sürecek

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, savaşın enerji ve emtia fiyatları üzerinden enflasyona ilave baskı oluşturduğunu belirterek, mevcut fiyatlamalarla en az 5 puanlık ek enflasyonist etkinin ortaya çıktığını söyledi. Şimşek, buna rağmen enflasyonda düşüş trendinin süreceğini ve hayat pahalılığıyla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

Savaşın ekonomik etkileri

Şimşek, savaşın sadece enerji fiyatlarıyla sınırlı olmadığını belirterek, petrol, doğalgaz, kimya, gübre, helyum ve çip üretiminde kullanılan hammaddeler gibi birçok kritik alanda arz şoku yarattığını söyledi. Bölgenin enerji ve temel hammadde üretimi açısından önemine işaret eden Şimşek, savaşın etkilerinin üretim zincirinin birçok halkasında hissedildiğini ifade etti.

Petrol fiyatları ve enflasyon

Petrol fiyatlarındaki artışın tekstilden ayakkabıya, gübreden tarımsal üretime kadar birçok alanda maliyet yarattığını belirten Şimşek, gübre kullanımının azalmasının tarımsal verimi etkileyebileceğini, bunun da gıda fiyatları üzerinde ek baskı oluşturabileceğini kaydetti. Küresel büyümenin de olumsuz etkilendiğini dile getiren Şimşek, finansal koşulların sıkılaştığını ve Türkiye'nin ihracat yaptığı ülkelerde talep daralması yaşanabileceğini söyledi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Şimşek, savaşın başında beklentilerin çatışmaların kısa sürede sona ereceği yönünde olduğunu ancak sürecin uzadığını belirtti. Geçmişteki enerji şoklarında yaklaşık 4,5 milyon varillik etkinin konuşulduğunu, bugün ise 20 milyon varillik etkinin söz konusu olduğunu ifade etti. Doğrudan ve ikincil etkiler dikkate alındığında, mevcut petrol fiyatlamaları üzerinden enflasyona en az 5 puanlık ilave baskı oluştuğunu belirten Şimşek, "Yüzde 21 olacak idiyse yüzde 26" değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomik tahminler ve şoklar

Şimşek, ekonomik tahminlerin belirli varsayımlara dayandığını, ancak dünya ekonomisinin lineer bir çizgide ilerlemediğini söyledi. Petrol fiyatı, cari açık, büyüme ve enflasyon gibi göstergeler için modeller kurulduğunu belirten Şimşek, şokların öngörülmesinin ve fiyatlanmasının her zaman mümkün olmadığını vurguladı. 2025 yılında İBB davası, ABD'nin ticaret savaşları, İsrail-İran savaşı, zirai don ve kuraklık gibi gelişmelerin ekonomiyi etkilediğini ifade etti.

Enflasyon hedeflerinde sapma yaşandığında dış şoklara sığınmadığını belirten Şimşek, yapısal konuların da etkili olduğunu söyledi. Orta Vadeli Program'ın her yıl güncellendiğini hatırlatan Şimşek, programın başlangıçta deprem sonrası makro ekonomik riskleri yönetmeye odaklandığını ifade etti.

Rezervler ve enerji fiyatları

Şimşek, ekonomi programının temel amacının makro finansal istikrarı sağlamak olduğunu belirterek, dezenflasyon, bütçe disiplini ve cari dengenin yönetilebilir seviyede tutulmasının öncelikler arasında yer aldığını söyledi. Zor bir coğrafyada yaşandığını ifade eden Şimşek, savaşlar ve bölgesel krizlerin Türkiye'nin kontrolünde olmayan gelişmeler olduğunu belirtti. Buna karşılık rezerv birikiminin önemine değinen Şimşek, Türkiye'nin rezervlerinin 5 aylık ithalatı karşılayacak seviyeye geldiğini söyledi.

Savaşın sona ermesiyle birlikte enerji arzında normalleşme yaşanabileceğini belirten Şimşek, petrol fiyatlarındaki düşüşten Türkiye'nin olumlu etkilenecek ülkelerin başında geldiğini söyledi. Türkiye'nin son 23 yılda petrol ve doğalgaz ithalatına 1,1 trilyon dolar ödediğini belirten Şimşek, enerji fiyatlarındaki gerilemenin enflasyona hızlı şekilde yansıyacağını ifade etti.

Enflasyon ve hayat pahalılığı

Bakan Şimşek, enflasyonun düşüş trendinde olduğunu ancak hayat pahalılığıyla mücadelenin bitmediğini söyledi. Türkiye'de hane halkı harcamalarında kira, gıda ve ulaştırmanın büyük pay tuttuğunu belirten Şimşek, bu üç kalemin ortalamada harcamaların yüzde 67'sini oluşturduğunu kaydetti. En düşük gelir grubunda ise bu oranın yüzde 77'ye ulaştığını belirten Şimşek, bu nedenle konut arzı, gıda arzı ve ulaştırma maliyetlerine yönelik politikaların önem taşıdığını söyledi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Kira enflasyonu

Kira enflasyonuyla mücadelede konut arzının artırıldığını belirten Şimşek, deprem bölgesinde 500 bin konutun teslim edildiğini, bu yıl 120 bin konutun daha teslim edileceğini söyledi. Bölgede kira enflasyonunun yüzde 20 seviyesine indiğini ifade eden Şimşek, ülke genelinde kira enflasyonunun hâlâ yüzde 50'nin biraz altında olduğunu belirtti. Sosyal konut projeleri ve kamu kaynaklarıyla yapılacak ilave konutlarla konuta erişimin kolaylaşacağını söyleyen Şimşek, yıl sonu itibarıyla kira enflasyonunun yüzde 30-35 aralığına gerilemesini beklediklerini dile getirdi.

Gıda fiyatları

Gıda fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, konunun mevsimsel boyutunun yanı sıra arz ve tedarik zinciriyle ilgili yapısal tarafları olduğunu söyledi. Organize tarım bölgeleri ve örtü altı sera üretiminin artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü belirten Şimşek, bu adımların sonuçlarının 2-3 yıl içinde daha net görüleceğini ifade etti. Tarladan tüketiciye uzanan zincirde fire oranlarının düşürülmesi gerektiğini belirten Şimşek, Hal Yasası'nın bu konuda yapısal çözüm sağlayabileceğini söyledi.

Doğru yolda olduklarını vurguladı

Şimşek, savaş ve iklim kaynaklı konjonktürel sorunlara rağmen Türkiye'nin enflasyonla mücadelede doğru yolda olduğunu söyledi. Dezenflasyonun önceliklendirildiğini belirten Şimşek, eşel mobil uygulamasıyla bütçe gelirlerinden feragat edildiğini hatırlattı. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde gelir dağılımının bozulduğunu ifade eden Şimşek, son iki yılda gelir dağılımında iyileşme başladığını ve çalışanların milli gelir içindeki payının arttığını söyledi.

Enflasyonu kalıcı olarak tek haneye indirme hedefini vurgulayan Şimşek, bu seviyeye ulaşılmadan sanayici ve vatandaş açısından kalıcı rahatlamanın sağlanamayacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteğinin ekonomi programı açısından önemli olduğunu belirten Şimşek, siyasi sahiplenmenin enflasyonla mücadelede kritik rol oynadığını ifade etti.

Reel sektöre destek

Şimşek, reel sektörün finansmana erişimde sıkıntı yaşadığını kabul ederek, bu sıkıntıları hafifletmek için yoğun çaba içinde olduklarını söyledi. İhracatçılara sağlanan reeskont kredilerinin günlük 300 milyon TL'den 4,5 milyar TL'ye çıkarıldığını belirten Şimşek, Eximbank sermayesinin de artırıldığını ifade etti. Çiftçilere, esnafa, KOBİ'lere ve emek yoğun sektörlere yönelik desteklerin sürdüğünü aktaran Şimşek, yatırım, istihdam, üretim ve ihracatın öncelikli alanlar olduğunu söyledi.

Programın devamı

Küresel ticarette yaşanan kırılmalara dikkat çeken Şimşek, korumacılığın arttığını, Çin ve ABD arasındaki ticaret gerilimlerinin Türkiye dahil birçok ülkeyi etkilediğini söyledi. Ekonomi programının yan etkileri olabileceğini ancak programdan vazgeçmenin doğru olmayacağını belirten Şimşek, "Tedavinin yan etkisi var diye tedaviden vazgeçer misiniz?" ifadeleriyle programın amacının dış açık, bütçe açığı ve enflasyon gibi temel sorunları yapısal dönüşümle çözmek olduğunu vurguladı.

Yatırım ve varlık barışı

Şimşek, Türkiye'ye yatırım çekmek amacıyla yeni düzenlemeler yapıldığını söyledi. Üretimi önceleyen kurumlar vergisi indirimleri, transit ticaret, hizmet ihracatı ve nitelikli hizmet merkezleri için getirilen vergi istisnalarının Türkiye'yi bölgesel merkez haline getirmeyi hedeflediğini belirtti. Dünyada sermaye, girişimci ve yetenek çekme yarışının hızlandığını belirten Şimşek, Türkiye'nin de bu yarışta daha güçlü konuma gelmesi için çalışıldığını ifade etti.

Varlık barışına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şimşek, düzenlemenin amacının vergisel kolaylık sağlamak ve sistem dışındaki kaynakların finansal sisteme girmesini teşvik etmek olduğunu söyledi. Sisteme girecek kaynakların yüzde 5 vergiye tabi olacağını belirten Şimşek, kaynakların banka sistemi üzerinden takip edilebilir hale gelmesinin önemine dikkat çekti.