İran'da Rejim Değişikliği Senaryoları: Sistemin Güçlü Merkezi ve Halk Hareketleri
Son dönemde ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonlarıyla birlikte, ülkede rejim değişikliği olup olmayacağı ve halk isyanının başlayıp başlamayacağı soruları gündeme geldi. Özellikle dini lider Ayetullah Hamaney'in öldürülmesinin ardından, rejim değişikliğinin gerçekleşebileceği yönünde yorumlar yapılmaya başlandı. Ancak İran'da sadece yönetimin ve yöneticilerin değiştiğini, rejimin değişmesinin kolay olmadığını vurgulamak gerekiyor. Geçmişte ülkede yaşananlara, ülkenin kapasitesine ve saha bilgilerine bakmakta fayda var.
Son 25 Yılda Yaşanan Rejim Karşıtı Hareketler
İran'da rejime karşı son çeyrek asırda ciddi kitlesel protestolar yaşandı. Bu hareketler şu şekilde sıralanabilir:
- 1999 Öğrenci Protestoları: Üniversite öğrencilerinin başlattığı ilk büyük çaplı gösteriler.
- 2009 Yeşil Hareket: Seçimlere hile karıştığı iddiası sonrası milyonlarca kişinin sokaklara döküldüğü kitlesel protesto dalgası.
- 2017-2018 Ekonomik Protestolar: Ekonomik sıkıntıların tetiklediği geniş katılımlı gösteriler.
- 2019 Benzin Zammı Olayları: Yakıt fiyatlarındaki artışa karşı başlayan ve güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle bastırılan protestolar.
- 2022 Mahsa Amini Protestoları: Ahlak polisinin müdahalesi sonrasında ülke çapında yayılan rejim karşıtı dalga. Bu süreç, sistem karşıtı söylemin geniş kitlelere ulaştığını gösterdi.
Ancak tüm bu gösteri dalgaları, devlet güvenlik kuvvetleri tarafından etkili bir şekilde bastırıldı ve kalıcı bir rejim değişikliğine yol açmadı.
Rejimin Baskıya Dayanma Kapasitesi ve Güçlü Yapısı
İran'da klasik ordu dışında, rejimi ayakta tutan çok güçlü bir yapı bulunuyor. Bu yapı şu unsurlardan oluşuyor:
- İran Devrim Muhafızları (IRGC): Askeri, ekonomik ve siyasi olarak sistemin merkezinde yer alan elit güç.
- Besiç Milisleri: Rejimin sokak düzeyindeki destekçisi ve kontrol mekanizması.
- İstihbarat Ağı ve Yargı Mekanizması: Ülke içindeki muhalefeti izleyen ve bastıran kurumlar.
Bu yapı, rejimin ani çöküşünü oldukça zorlaştırıyor. Devrim Muhafızları sadece askeri bir güç değil; aynı zamanda enerji, inşaat, telekom, limanlar ve finans sektöründe büyük ekonomik paya sahip. Bu durum, güvenlik elitinin rejime hem ideolojik hem de ekonomik bağlılığını artırıyor.
Ekonomik Koşullar ve Sosyal Dinamikler
İran uzun süredir ekonomik yaptırımlarla boğuşuyor. GSYH dalgalı seyrederken, enflasyon ve genç işsizlik oranları çok yüksek seviyelerde. Gelir dağılımı adaletsizliğinin olduğu ülkede, genç nüfus oranı da dikkat çekici. Ağırlıklı olarak şehirleşmiş bir toplum olan İran'da, ekonomik krizler, idarede yozlaşma ve yolsuzluk, dışarıdan müdahale ve ağır yaptırımlar sonrası halk oldukça huzursuz.
İran'ın homojen bir yapısı bulunmuyor. Tahran, İsfahan, Şiraz gibi büyük şehirler daha çok seküler ve reformist eğilimli insanlardan oluşurken, kırsal ve daha muhafazakar bölgelerde rejime destek daha fazla. Ülke genelinde eş zamanlı bir kalkışma veya devrim hareketi zor görünse de, bölgesel ayaklanmalarla bu süreç tetiklenebilir.
Dış Müdahale ve İç Bölünme Senaryoları
İran'da rejimin devrilmesi, dış müdahale olmadan sadece ekonomik ve sosyal krizle pek mümkün görünmüyor. İran'ın güvenlik aygıtı hala çok güçlü ve organize. ABD ve İsrail'in saldırısı sonrasında milliyetçi refleksin güçlenmesi ve özellikle Hamaney'in öldürülmesiyle rejim etrafında ulusal bir kenetlenme söz konusu olabilir. Ancak savaşın uzun sürmesi, altyapının çökmesi ve savaş koşullarından kaynaklı ekonomik güçlüklerle birlikte iç huzursuzluk artabilir.
İran açısından en kritik eşiklerden biri, Devrim Muhafızları veya üst düzey dini-siyasi elitler arasında yaşanacak bir bölünmedir. Böyle bir durumda, sistem içinden bir dönüşüm mümkün olabilir. İran'da rejim değişikliği ihtimali, sokak hareketlerinden çok elitler arasındaki çatlağa ve bölünmeye bağlanıyor.
Halk Ayaklanması Çıkar mı?
İran'da halk ayaklanması çıkması için dış liderlerin çağrıları yeterli olmayacaktır. Halkın istemesi kadar, güvenlik aygıtındaki çözülme, elitler arası bölünme ve süreklilik gösteren kitlesel sokak eylemleri gerekiyor. Bu şartların hiçbiri şu anda İran'da gerçekleşmiş görünmüyor. Sosyo-ekonomik gerginlikler yüksek olduğundan, İran halkının rejime karşı kitlesel olarak ayaklanması olasıdır ancak rejimin çökmesi sadece sokak protestocularına değil, güvenlik elitinin tutumuna da bağlıdır.
Bölgesel Karşılaştırmalar ve İran'ın Konumu
Orta Doğu ülkelerine bakıldığında, İran'ın güvenlik sadakati açısından Suriye modeline daha yakın durduğu görülüyor. Suriye'de 2011 sonrasında ordu ve elit bölünmediği için rejim savaşa rağmen uzun süre ayakta kaldı. Buna karşılık, Mısır'da 2011'de ordu tarafsız kalınca rejim düştü, Libya'da ise elit bölünmesi devletin çökmesine yol açtı. İran'da şu an görünür bir elit bölünmesi yok. Reformist-muhafazakâr ayrımı var ama sistem dışı bir kopuş söz konusu değil.
Sonuç ve Olası Senaryolar
İran'daki durum, Arap Baharı'nın erken dönem spontane mobilizasyonlarına benzese de, örgütlü bir devrimci merkez bulunmuyor. Kısa vadede İran'da rejimin ani çökmesi söz konusu olmasa da, meşruiyeti aşınıyor. Bu koşullarda rejimin yumuşaması veya kontrollü reform adımları atması da pek mümkün görünmüyor. İran'ın geleneksel ekonomik koşullardan bağımsız bir kara para ekonomisi, kaçak/alternatif ticaret ağları, Çin ve Rusya ile ekonomik/enerji ilişkileri, komşu ülkelerle sınırlı da olsa ticari ilişkiler ülkeyi ayakta tutuyor. İran'ın ekonomisi zorda ama tamamen çöküş seviyesinde değil.



