Miraç Kandili'nde Süt Duası: Anlamı, Okunacak Dualar ve Uygulama
Miraç Kandili'nde Süt Duası ve Okunacak Dualar

Miraç Kandili, İslam alemi için büyük önem taşıyan mübarek gecelerden biri olarak manevi bir atmosfer sunuyor. Bu gecede yerine getirilen ibadetler arasında, özellikle süte dua okuma geleneği dikkat çekiyor. Manevi arınma ve şifa niyetiyle uygulanan bu gelenek, birçok kişi tarafından araştırılıyor. Peki, 14 Ocak 2026 tarihinde idrak edilecek Miraç Kandili'nde süte hangi dualar okunur ve bu uygulama nasıl yapılır?

Miraç Kandili'nde Süt Duasının Kökeni ve Anlamı

Bu geleneğin dayanağı, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (S.A.V) Miraç gecesindeki bir hatırasına uzanır. Rivayetlere göre, bu mübarek gecede kendisine süt ikram edilmiş ve O da sütü tercih etmiştir. Bu nedenle süt, İslami gelenekte fıtrat, temizlik ve doğallığın sembolü olarak kabul görür. Süte dua okunması, dini bir zorunluluk değil, tamamen kişinin niyetine ve gönüllülüğüne bağlı bir ibadet şeklidir. Buradaki asıl amaç, samimi bir kalple yapılan niyet ve okunan duaların sevabına nail olmaktır.

Süte Hangi Dualar Okunur?

Konuyla ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanlığı ve resmi dini kaynaklarda kesin bir liste veya zorunlu bir uygulama bulunmamaktadır. Bu uygulama farz veya sünnet kapsamında değildir. Ancak, toplumda manevi bereket ve şifa amacıyla nesilden nesile aktarılan bir gelenek olarak yaşatılmaktadır. Halk arasında yaygın kabul gören ve süte okunduğu ifade edilen dualar şunlardır:

  • 1 defa Yasin-i Şerif okunması
  • 3 defa Fatiha Suresi okunması
  • 3 defa Âmenerrasûlü (Bakara Suresi'nin son iki ayeti) okunması
  • 21 defa Ettehiyyatü (Tahiyyat) duası okunması

Bu dualar okunurken en önemli husus, kalpten ve samimi bir niyetle yaklaşmaktır. Dualar genellikle şifa, bereket ve manevi arınma amacı taşır. Okuma işlemi tamamlandıktan sonra sütün içilme zamanı ile ilgili kesin bir kural olmamakla birlikte, kandil gecesi içilmesi tercih edilir.

Bir Geleneğin Manevi Boyutu

Miraç Kandili'nde süte dua okuma, İslam'ın özünde yer alan niyet ve samimiyetin bir yansımasıdır. Bu uygulama, bireyin Allah'a olan bağlılığını ve şifa dileklerini sembolik bir araç üzerinden ifade etmesine olanak tanır. Sonuç olarak, bu gelenek kişisel bir ibadet ve manevi bir arınma vesilesi olarak değerlendirilmelidir. Resmi bir dayanağı olmasa da, toplumsal hafızada ve dini pratiklerde yer edinmiş bu uygulama, inananlar için kandil gecelerinin manevi iklimini derinleştiren bir unsur olmaya devam etmektedir.