Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Nüfus Politikaları Kurulu Toplantısını Duyurdu
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilecek olan Nüfus Politikaları Kurulu toplantısının açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, yapılacak toplantıda aile ve nüfus yapısına ilişkin güncel verilerden demografik dönüşüm başlıklarına uzanan geniş bir çerçevede değerlendirmeler yaparak eylem planına yön verecek ortak bir zemin oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.
Kapsamlı Çalışma Grupları Oluşturuldu
Yılmaz, toplantılarda nüfus politikalarındaki mevcut durumu kapsamlı bir biçimde ele alarak kısa, orta ve uzun vadede atılabilecek adımları değerlendirme imkanı bulduklarını belirtti. Kurul kapsamında mevzuat, çalışma hayatı, sağlık, ekonomik teşvikler, eğitim, iletişim ve farkındalık oluşturma konularında özel çalışma grupları oluşturulduğunu ve her bir çalışma grubu için koordinatör kurumlar belirlendiğini açıkladı.
Bu kapsamda Kurulun sekretarya hizmetlerinden sorumlu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yanı sıra çalışma grupları bazında Adalet Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ve İletişim Başkanlığı ilgili bütün kamu kurumlarının katılımıyla Eylem Planının oluşturulmasına yönelik detaylı çalışmalar gerçekleştirildiğini kaydetti. Çalışma gruplarında Eylem Planı üzerinde yapılan faaliyetlerin titizlikle sürdürüldüğünü vurguladı.
Somut Adımlar ve Destekler Artırıldı
Yılmaz, aradan geçen bir yıl içerisinde Kurul üyesi bakanlıkların ve ilgili tüm kurumların işbirliği ve yoğun gayretleriyle nüfus yapısının korunmasına yönelik somut nitelikte birçok adımın atıldığını belirterek şu bilgileri paylaştı:
- Gençlerin aile kurmalarını kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi ülke geneline yaygınlaştırıldı ve destek tutarları artırıldı.
- 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 18-25 yaş aralığındaki gençler için 250 bin lira, 26-29 yaş aralığında olan gençler için 200 bin lira olacak şekilde destek miktarları yükseltildi.
- Yüzyılın Konut Projesi kapsamında gençler ile üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere konut sahibi olabilmeleri için özel imkanlar tanındı.
- Proje kapsamında 18-30 yaş arası gençlere yüzde 20, üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere yüzde 10 kontenjan ayrıldı.
- 2025 yılında yapılan düzenleme ile tek seferlik doğum yardımı ödeme tutarı 5 bin liraya yükseltildi.
- İkinci çocuklar için her ay bin 500 lira ve üçüncü ve sonraki çocuklar için her ay 5 bin lira destek ödemesi uygulaması hayata geçirildi.
İş ve Aile Dengesi İçin Yeni Modeller
Yılmaz, annelerin ve babaların iş ve aile yaşam dengesini sağlayarak çocuk bakımlarını kolaylaştıracak adımları da atmaya devam ettiklerini bildirdi. Devlet Memurlarının Yarı Zamanlı Çalışma Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmeliğin geçen yıl yayımlandığını anımsatan Yılmaz, kadınların iş ve aile hayatını birlikte sürdürmesine imkan veren yeni çalışma modellerinin gündemde yerini koruduğunu ifade etti.
Aynı zamanda, kamu kurumlarından başlamak üzere ülke genelinde kreşlerin yaygınlaştırılması için kapsamlı çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti. Bu kapsamda Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen resmi yazıyla, kreş ve gündüz çocuk bakımevlerinin kapasitelerinin artırılması ve yenilerinin faaliyete geçmesine yönelik çalışmaların önceliklendirildiğini kaydetti. Çocuklar için güvenli ve nitelikli bakım ortamlarının yaygınlaştırılmasını en öncelikli hedeflerden gördüklerini vurguladı.
Doğurganlık Hızında Kritik Düşüş
Yılmaz, Nüfus Politikaları Kurulunun kurulmasının ardından geçen bir yılda nüfus meselesinin tüm kurumlar ve sektörler tarafından birincil öncelik ve ortak sorumluluk olarak ele alınmasının önemini açıkça ortaya koyduklarını hatırlatarak, demografik değişimlerin tüm ülkeleri derinden etkilediği küresel ölçekli bir sorun haline geldiği bir dönemden geçildiğini söyledi.
Türkiye'nin bugün 86 milyonu aşan nüfusuyla Avrupa'da birinci sırada yer almasına karşın demografik bir yol ayrımında olduklarını belirten Yılmaz, şu çarpıcı verileri paylaştı:
- 2017'de 2,08 olan doğurganlık hızı, 2024 itibarıyla dünya ortalaması olan 2,25'in çok altında, 1,48 düzeyine geriledi.
- Bu düşüş hızıyla dünyada son 10 yılda doğurganlık hızı en fazla azalan 5'inci ülke konumunda bulunuluyor.
- 2024 yılı itibarıyla ülkenin yaşlı nüfus oranı, 10,6 ile tarihsel olarak en yüksek seviyeye ulaşırken, bazı illerde bu oran yüzde 20'nin üzerine çıkmaktadır.
- Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı, 2017 yılında 10 iken, 2024 yılında bu düzeyi yakalayan tek il Şanlıurfa oldu.
- 2017 yılında toplam doğurganlık hızı 57 ilde nüfusun kendini yenileme oranı olan 2,1'in altında iken 2024 yılında bu sayı 71'e yükseldi.
Demografik Fırsat Penceresi ve Gelecek Hedefleri
Yılmaz, özellikle kırsal bölgelerde genç nüfus kaybının da etkisiyle yaşlılık oranlarının ülke ortalamasına göre çok daha yüksek olduğuna dikkati çekerek, mevcut senaryo devam ettiği takdirde projeksiyonların yakın bir gelecekte nüfusun önemli bir kısmının 65 yaş ve üzeri kişilerden oluşacağına işaret ettiğini söyledi. Genç nüfus oranının azalması ve yaşlı nüfus oranının artmasının sosyal güvenlik ve bakım sistemi dahil pek çok alanı doğrudan etkileyecek bir mesele olduğunu vurguladı.
Bu konunun yaşlanmadan zenginleşmek hedefi olan ülkenin kalkınma yolculuğu açısından da merkezi bir noktada olduğunu belirten Yılmaz, bağımlı nüfus toplamının çalışma çağı nüfusunun yarısından az olduğu dönemi ifade eden demografik fırsat penceresi kavramının bu açıdan büyük önem taşıdığını ifade etti.
Mevcut eğilimlerin devam etmesi durumunda doğurganlık hızındaki keskin düşüşün bu pencerenin beklenen 2035'ten çok daha önce kapanmasına neden olabileceğini dile getiren Yılmaz, doğurganlığı ve aile kurmayı desteklemenin nüfus dinamizmini kaybetmeden ekonomik sıçramayı gerçekleştirmek için hayati bir zorunluluk olduğunu kaydetti.
Bu durumun aynı zamanda yaşlılık ve aktif yaşlanma alanlarında çok daha güçlü politikalara duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koyduğunu belirten Yılmaz, nüfus politikalarını varoluşsal bir mesele olarak görmeye devam ettiklerini ifade etti. Aileyi merkeze alan bütüncül bir yaklaşımla ve tüm kurumların müşterek çabasıyla bu süreci tam bir seferberlik ruhu içinde yürütmeye kararlı olduklarını sözlerine ekledi.