Ahlatcı Holding'den Kara Para İddialarına Kesin Reddiye
Ahlatcı Holding, son günlerde sosyal medya platformlarında ve bazı haber kaynaklarında dolaşan, şirketin ve Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı'nın kara para aklama ve kaçakçılık soruşturmasıyla ilgili olduğu yönündeki iddialara karşı resmi bir açıklama yayınladı. Şirketten yapılan yazılı açıklamada, bu iddiaların tamamen asılsız ve dayanaksız olduğu vurgulandı.
İddialarla Hiçbir İlişki Yok
Açıklamada, "Özellikle sosyal medya hesaplarında paylaşılan haberlerde dile getirilen kara para ve kaçakçılık soruşturması iddialarıyla gerek kurumlarımızın gerekse Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ahmet Ahlatcı'nın yakından uzaktan herhangi bir ilgisi ve ilişkisi yoktur" ifadelerine yer verildi. Şirket, bu tür spekülatif içeriklerin gerçeği yansıtmadığını ve kamuoyunu yanlış bilgilendirdiğini belirtti.
Yasalara ve Etik Kurallara Tam Uyum
Ahlatcı Holding, kuruluşundan bu yana tüm faaliyetlerini Türkiye Cumhuriyeti yasalarına, uluslararası ticaret kurallarına ve sektör regülasyonlarına tam uyum içerisinde sürdürdüğünü açıkladı. Şirket, şeffaflık, hesap verebilirlik, etik iş yapma anlayışı ve sürdürülebilirlik ilkelerini temel öncelik olarak benimsediğini ifade etti.
Açıklamada ayrıca, Kapalıçarşı piyasasındaki kayıt dışı ekonomiyi faturalandırarak kayıt içine alan kişinin Ahmet Ahlatcı olduğu hatırlatılarak, şirketin kayıt dışı ekonomiyle mücadeledeki rolüne dikkat çekildi. Ahlatcı Holding, güçlü iç denetim, uyum ve risk yönetimi mekanizmalarının ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde işletildiğini vurguladı.
Hukuki Süreç ve Kamuoyu Bilgilendirmesi
Şirket, gerçek dışı ve spekülatif içeriklere karşı hukuki haklarını saklı tuttuğunu belirterek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına gerekli tüm adımların atılacağını duyurdu. Ahlatcı Holding, dün olduğu gibi bugün de etik, şeffaf ve hukuka uygun iş yapma anlayışından taviz vermeden yoluna devam edeceğini ifade etti.
Açıklamanın son bölümünde, şirketin Anadolu'nun köklü ticaret kültüründen beslenen dürüstlük ve güven anlayışını kurumsal yapısının merkezine yerleştirdiği ve üretim, yatırım, ihracat ve istihdam yoluyla ülke ekonomisine katkı sunan sorumlu bir yatırımcı olarak faaliyetlerini sürdürdüğü kaydedildi.