Bursa'da 7 Yıllık Esaret Dramı: Kaçırılan Çocuk Kurtarıldı, Annelik Bağı DNA ile Tescillenecek
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yaşanan ve yıllarca süren insanlık dramı nihayet sona erdi. Umut K. (33) tarafından Alman sevgilisi Rebecca S.'den (30) kaçırılan ve tam 7 yıl boyunca bir harabe evde alıkonulan 7 yaşındaki N.S., polisin düzenlediği özel operasyonla kurtarıldı. Kurtarılmasının ardından Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nde koruma altına alınan çocuk, Almanya'dan gelen annesi Rebecca S. ile buluştu.
Babaannenin Takibi ve Çarpıcı Baskın
Olayın merkezinde, çocuğun babaannesi Hanife S. bulunuyor. Umut K.'nin 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmesi ve Hanife S.'nin duruşmalara katılmaması üzerine, Mustafakemalpaşa İlçe Cumhuriyet Başsavcısı Yusuf Canik şüphelenerek harekete geçti. Bursa İl Emniyet Müdürü Kadir Gökce'ye bilgi verilmesiyle, 6 kişilik özel bir ekip oluşturuldu.
Ekip, Hanife S.'yi 24 saat boyunca, drone kullanımını da içeren yoğun bir takibe aldı. Sürekli kıyafet değiştirerek ve aynı yollardan geçmeyerek dikkat çekmemeye çalışan babaannenin, torununu akrabalarının evinden alıp, gizlice harabeye dönüşmüş bir eve götürdüğü ve orada sakladığı tespit edildi.
Başsavcı Yusuf Canik'ten alınan izinle düzenlenen baskında, özel ekip N.S.'yi evin içindeki çöplerin arasında bulup kurtardı. Bu anlar, operasyon kameralarına yansıdı. Babaanne Hanife S. ve çocuğu uzun süre evinde saklayan Recai M. (Umut K.'nin halasının oğlu) gözaltına alındı. Sorgulamaların ardından şüpheliler adliyeye çıkarılarak tutuklandı.
7 Yıllık İzolasyon ve Psikolojik Manipülasyon
Soruşturma detayları, N.S.'nin yaşadığı izolasyonun boyutlarını gözler önüne seriyor. Çocuğun, 7 yıl boyunca bulunduğu harabe evden sadece bir kez, başka bir adrese götürülürken çıkarıldığı belirlendi. Çevreyi tanıması ise kendisine verilen bir tablet ve cep telefonu ile sınırlı kaldı.
Daha da vahimi, çocuğa yönelik sistematik bir psikolojik manipülasyon uygulandı. Koruma altına alınan N.S.'ye, ölen babası Umut K., babaannesi Hanife S. ve akrabası Recai M. tarafından sürekli olarak annesinin onu terk ettiği söylendi. "O kötü bir kadındı. Seni hiç sevmedi. O yüzden terk etti. Artık sana biz bakacağız" gibi sözlerle çocuğun annesine karşı nefret beslemesi amaçlandı. Hatta çocuğa "Anneni sevmiyorsun değil mi?" diye sorulduğu ve N.S.'nin "Evet sevmiyorum" yanıtını verdiği iddia edildi.
Anne ile Soğuk Karşılaşma ve DNA Süreci
Almanya'da yaşayan anne Rebecca S., oğlunun bulunduğu haberi üzerine hemen Bursa'ya geldi. Avukatı ve Alman Konsolosluğu görevlileri eşliğinde Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne giden Rebecca, 7 yıl sonra ilk kez çocuğunu gördü. Ancak, kendisinin annesi olduğu söylenmeyen N.S., Rebecca S.'ye temkinli ve soğuk davrandı.
Kurumdaki ilk günlerinde arkadaşlarıyla uyum sorunu yaşayan N.S.'nin bu sorununun çözüldüğü ve özel psikolojik destek almaya devam ettiği bildirildi. Şimdi ise kritik bir süreç başlıyor. N.S. ile Rebecca S.'ye DNA testi yapılacak. Test sonuçlarının, Rebecca S.'nin biyolojik anne olduğunu kanıtlaması halinde, anne ile çocuk arasında aralıklı görüşmeler düzenlenecek ve sonrasında mahkeme kararıyla çocuğun annesine teslim edilmesi planlanıyor.
Uzman Görüşü: İlk Adım Bağ Kurmak
Konuyla ilgili açıklama yapan Çocuk Psikoloğu Burçak Çağla, bu tür travmatik durumlarda izlenmesi gereken yolu anlattı. Çağla, "Belirli bir yaşa kadar ebeveynleriyle sağlıklı iletişim ve sevgi görmeyen çocuklarla çalışırken, psikologların ilk yapması gereken şey çocukla güvenli bir bağ kurmaktır. Çünkü bu çocuklar, daha önce bakım veren yetişkinlerle sağlıklı bağ kuramadıkları için kendilerini ifade etmekte zorlanırlar. Uzman, 'Ne olursa olsun yanındayım' mesajını vermeli, sessizce yanında oturarak bile onu cesaretlendirmelidir. Zeka testleri gibi araçlarla veri toplanıp, açık bir yol haritası çizilebilir. Ancak en temel ve ilk adım, sağlam bir bağ kurmaktır" dedi.
Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın özel olarak yürüttüğü bu hassas soruşturma, bir çocuğun kayıp yıllarını geri getiremese de, adaletin tecelli etmesi ve ailenin yeniden bir araya gelme umudu için kritik bir dönüm noktası oldu.
