Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde geçen yıl çıkan ve iki kişinin ölümüne neden olan yangın davasında, maktulün ailesinden çarpıcı bir iddia geldi. 2 Ocak 2025'te Varlık Mahallesi'ndeki bir spot dükkanında çıkan yangında hayatını kaybeden Mete Durupınar'ın (49) annesi Kibare Açalya Akdağ, olayın planlanmış bir cinayet olduğunu öne sürdü. Akdağ, oğlunun ölmeden önce defterine '8 Ocak'ta infazım olabilir' notunu yazdığını belirterek suç duyurusunda bulundu.
Yangının Ardındaki İddialar ve Borç İlişkisi
Olay, Muratpaşa'da 3 katlı bir apartmanın giriş katındaki spot dükkanında meydana geldi. Çıkan yangın hızla yayılarak binayı sardı. Yangından, dükkan sahibi Mete Durupınar ile bitişikteki çamaşırhanenin sahibi Ahmet Özen hayatını kaybetti. Lokman Derya Yılmaz ve Seval Gençoğlu ise yaralı olarak kurtuldu. İncelemelerde çakmak gazı kutusu bulunması ve şüpheli Ufuk Binbir (40) ile bir borç anlaşmazlığı tespit edilmesi üzerine kundaklama şüphesi doğdu. Ufuk Binbir, 'olası kastla yangın çıkararak öldürme' suçundan tutuklanarak yargılanmaya başlandı. Sanık hakkında 100 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Ancak maktul Mete Durupınar'ın annesi Kibare Açalya Akdağ, olayın perde arkasının çok daha karanlık olduğunu iddia etti. Akdağ'ın savcılığa yaptığı suç duyurusuna göre, oğlu Mete Durupınar'ın, U.E.Ö., Y.Ö., O.Ö. ve D.Ö. ile birlikte hayvancılık işi için kredi çektiği, bu süreçte aileye ait taşınmazların devredildiği öne sürüldü. İddiaya göre, hayvancılık işi hiçbir zaman hayata geçirilmedi, Durupınar ve ailesi krediden gelir elde edemedi, ancak sürekli olarak borç gerekçesiyle kendisinden para talep edildi.
"Oğlumu Ortadan Kaldırdılar"
Kibare Açalya Akdağ, açıklamalarında oğlunun 4 yıldır tehdit aldığını vurguladı. "Evini alabilmeleri için Mete'yi ortadan kaldırmaları gerekiyordu. Kasti olarak çıkarılmış bir yangındır" diyen Akdağ, süreci şöyle anlattı: "Benden 400 bin lira istediler. 2 yıldır tek bir banka evrakı göstermediler. WhatsApp yazışmaları telefonumda duruyor. Gelinden de önce 800 bin lira, 15 gün sonra 2 milyon lira istediler. Artık son çare olarak oğlumu ortadan kaldırdılar."
Akdağ, oğlunun ölümünden önceki günlerde kendisini uyardığını da sözlerine ekledi: "Bana, 'Anne, 8 Ocak'a kadar beni öldürecekler. Sen de bir evlat acısı yaşayacaksın' dedi. 2 Ocak'ta çocuğum öldürüldü. Olay günü saat 19.30'da telefonda konuştuk. 20.30'da Mete'nin uyuduğu söyleniyor, bu mümkün değil. Benim oğluma bir şey yedirip, içirdiler ve uyuması sağlandı, yangından da çıkamadı."
Avukattan 'Azmettirme' Vurgusu
Maktulün avukatı Kortay Kırılmaz, savcılık dosyasında müvekkiline ait defterdeki notun olayın boyutunu değiştirdiğini belirtti. Kırılmaz, "Bu defterde açıkça, '8 Ocak'ta bana karşı bir infaz gerçekleştirilecek' şeklinde bir not yer alıyor. Ölüm olayı 2 Ocak'ta gerçekleşiyor. Bu kadar net bir öngörüyle ölüm tarihinin bu şekilde örtüşmesi tesadüf olarak değerlendirilemez" dedi. Avukat, olayın azmettirme sonucu işlenmiş bir cinayet olduğu görüşünde olduklarını ifade etti.
Kibare Açalya Akdağ, son olarak adaletin yerini bulmasını istediğini söyledi: "Tek talebim, gerçeğin ortaya çıkarılması. Yangını çıkaran kişi ile oğlumun iş yaptığı bu kişiler arasındaki telefon, mesaj ve maddi ilişkiler araştırılsın. Banka giriş-çıkışları incelensin. Geride 8 ve 6 yaşlarında iki çocuk kaldı. 'Babam kalp krizinden mi öldü' diye soruyorlar." Davanın, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ettiği bildirildi.



