İstanbul'da 15 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçaklanarak öldürülmesi Türkiye'yi yasa boğarken, olayın ardından yaşanan 'bu kadarı da olmaz' dedirten bir gelişme daha yaşandı. Acılı aileyi sosyal medya üzerinden tehdit eden şüphelilerin sayısı 6'ya yükseldi.
Kafe Önünde Çıkan Tartışma Cinayetle Bitti
2009 doğumlu, ikizi Doruk ile tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelen Atlas Çağlayan, sağlık ve teknoloji lisesinde 2. sınıf öğrencisiydi ve futbolculuk hayali kuruyordu. 14 Ocak 2026 tarihinde, ikizi ve arkadaşlarıyla birlikte Güngören, Merter'de sıkça gittikleri bir kafede otururken, başka bir grupla 'yan bakma' meselesi yüzünden tartışma çıktı.
Tartışma kafenin önüne taşındı ve saat 20:00 sıralarında, 15 yaşındaki Efe Ç.'nin elindeki bıçağı Atlas'ın göğsüna saplamasıyla trajedi yaşandı. Kanlar içinde kalan Atlas, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Şüphelinin İfadesi ve Tutuklanması
Olayın ardından hızla harekete geçen polis ekipleri, şüpheli Efe Ç. ve kavgaya karıştığı değerlendirilen arkadaşlarını, olayda kullanılan bıçakla birlikte yakaladı. Şüpheli Efe Ç. ifadesinde, "Atlas Çağlayan bana 'ne bakıyorsun' dedi ve üzerime geldi. Ben de üzerimdeki bıçağı çıkararak salladım, karnına bir kez vurdum" ifadelerini kullandı. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Aileyi Tehdit Eden 6 Kişi Gözaltında
Oğlunun acısını yaşayan anne Gülhan Ünlü'ye ve aileye yönelik sosyal medyadan gelen vicdansız tehditler, soruşturmanın bir diğer boyutunu oluşturdu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla başlatılan soruşturmada, aileyi "sıra size gelecek" şeklinde tehdit eden 4 şüpheli daha önce gözaltına alınmıştı.
Devam eden soruşturma kapsamında 2 şüpheli daha gözaltına alındı ve gözaltına alınan toplam şüpheli sayısı 6'ya ulaştı. Soruşturmanın genişletilerek sürdüğü öğrenildi.
Bu süreçte, benzer bir cinayette evladını kaybeden Yasemin Minguzzi de acılı anneye destek mesajı göndererek yalnız olmadığını hissettirdi. Atlas Çağlayan cinayeti, genç yaşta kaybedilen bir hayatın yanı sıra, toplumsal şiddetin ve dijital platformlardaki nefret söyleminin ulaştığı vahim boyutu bir kez daha gözler önüne serdi.