Baba Hüseyin Karamehmetoğlu: 'Oğlumun Ölümü Kaza Değil, Cinayet'
İstanbul'da yaşanan trajik bir olay, bir babanın yürek burkan sözleriyle yeniden gündeme geldi. Cevizli D-100 Karayolu Kartal İstikameti'nde geçen cumartesi günü saat 04.40 sıralarında meydana gelen kaza, alkollü bir sürücünün neden olduğu ölümlü bir vaka olarak kayıtlara geçti. Ancak kurbanın babası Hüseyin Karamehmetoğlu, bu olayı 'kaza' olarak nitelendirmeyi reddediyor ve 'cinayet' olduğunu vurguluyor.
Olayın Ayrıntıları ve Kaçış
Olay, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapan Çarşı ve Mahalle Bekçisi Mustafa Karamehmetoğlu'nun (37) seyir halindeki aracına, alkollü olduğu belirlenen Cihan B. tarafından arkadan çarpılmasıyla başladı. Çarpmanın şiddetiyle hayatını kaybeden Karamehmetoğlu, olay yerinde cansız bedeniyle bulundu. Cihan B. ise kazaya yol açtıktan sonra sorumluluktan kaçarak taksiyle olay yerinden uzaklaştı. Yetkililerin yaptığı incelemeler sonucunda alkollü olduğu tespit edilen şüpheli, kısa süre içerisinde tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Babanın Acı Dolu Sözleri
Kilyos'ta toprağa verilen Mustafa Karamehmetoğlu'nun babası Hüseyin Karamehmetoğlu, yaşadığı derin acıyı şu sözlerle ifade etti: 'Oğlum vatana hizmet ediyordu. Kendi halinde, sakin bir insandı ve boş zamanlarında kemençe de çalardı. Ayrıca çok iyi araba kullanıyordu. Alkollü birinin kullandığı otomobilin arkadan çarparak oğlumu hayattan koparması ağırıma gidiyor. Hem arkadan çarpmış hem de aracı ve oğlumu olay yerinde bırakıp kaçmış. Buna kaza diyemeyiz. Peşlerini bırakmayacağım. Ciğerimiz yanıyor.' Bu sözler, ailenin yaşadığı travmayı ve adalet arayışını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Toplumsal Yansımalar ve Güvenlik Endişeleri
Bu olay, trafikte alkollü araç kullanımının yol açtığı ölümcül sonuçları bir kez daha gözler önüne serdi. Mustafa Karamehmetoğlu gibi güvenlik görevlilerinin bile bu tür tehlikelere maruz kalması, toplumda genel bir endişe yarattı. Uzmanlar, benzer vakaların önlenmesi için daha sıkı denetimler ve caydırıcı cezaların uygulanması gerektiğini vurguluyor. Ailenin 'cinayet' tanımlaması ise, trafik kazalarında ihmalkâr davranışların cezai sorumluluğunun artırılması yönündeki tartışmaları alevlendirebilir.
Sonuç olarak, bu acı olay sadece bir ailenin yasını değil, aynı zamanda toplumsal güvenlik ve trafik bilinci konularında derin düşünceleri de beraberinde getiriyor. Hüseyin Karamehmetoğlu'nun sözleri, kaybın büyüklüğünü ve adalet talebini yansıtarak, kamuoyunun dikkatini bu önemli meseleye çekmeyi başarıyor.