Samsun'da Bıçaklı Saldırı İddialarına Başsavcılıktan Net Açıklama
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı, son günlerde bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında yer alan ve kamuoyunda yanlış algıya neden olan iddialara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayınladı. Açıklamada, Samsun'un İlkadım ilçesi Kadifekale Mahallesi'nde meydana gelen bıçaklı saldırı olayına dair "fail ev hapsiyle serbest kaldı" ve "cezalar caydırıcı değil" şeklindeki haber ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığı vurgulandı.
Olayın Detayları ve Mağdurun Durumu
Olay, 18 Ocak 2026 tarihinde saat 20.00 sıralarında gerçekleşti. Mağdur P.A.'nın, sırtından 9, ayak kısmından 2 ve boyun kısmından 1 olmak üzere toplam 12 bıçak darbesiyle yaralandığı kaydedildi. Yaralanmaların hayati tehlike oluşturmadığı, ancak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu ifade edildi. Mağdurun tedavisi Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sürüyor.
Failin Tutuklandığı ve Soruşturmanın Seyri
Başsavcılık açıklamasında, olayın ardından soruşturmanın derhal başlatıldığı ve fail hakkında gerekli adli işlemlerin eksiksiz şekilde yürütüldüğü belirtildi. Mağdurun beyanı ve teşhis işlemleri sonrasında, saldırıyı gerçekleştirdiği tespit edilen suça sürüklenen çocuk E.K.'nin gözaltına alındığı açıklandı. E.K.'nin "silahla kasten yaralama" suçundan tutuklandığı ve halen kapalı ceza infaz kurumunda bulunduğu vurgulandı.
Yanlış İddialar ve Suç Üstlenme Vakası
Açıklamada ayrıca, ev hapsi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı ileri sürülen suça sürüklenen A.M.Ç.'nin, aslında suçu üstlenmeye çalışan kişi olduğu bildirildi. Bu kişi hakkında "suç üstlenme" suçundan ayrı bir soruşturmanın yürütüldüğü ifade edildi. Başsavcılık, bu nedenle yaralama olayının failinin serbest kaldığı ve cezaların caydırıcı olmadığı yönündeki yorum ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığını açıkça belirtti.
Başsavcılık, kamuoyunu yanıltıcı bilgiler konusunda dikkatli olmaya çağırarak, adli süreçlerin titizlikle takip edildiğini ve hukuki işlemlerin zamanında uygulandığını tekrarladı. Bu açıklama, özellikle sosyal medyada hızla yayılan asılsız iddialara karşı bir düzeltme niteliği taşıyor.