Başsavcılık 'İsa Aras Mersinli Ölmedi' İddialarını Kesin Dille Yalanladı
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Nisan 2026 tarihinde Ayser Çalık Ortaokulu'nda gerçekleşen silahlı saldırının faili İsa Aras Mersinli'nin ölmediği yönündeki iddiaları resmi bir açıklamayla yanıtladı. Başsavcılık, sosyal medya ve bazı haber sitelerinde dolaşan bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve halkı yanıltıcı nitelikte olduğunu vurguladı.
Otopsi Süreci ve Resmi Tespitler
Yapılan açıklamada, olayın hemen ardından Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından detaylı bir olay yeri incelemesi yapıldığı belirtildi. Bu incelemeler sonucunda failin olay yerinde hayatını kaybettiği kesin olarak tespit edildi. Mersinli'nin cesedi, klasik otopsi işlemi için kolluk kuvvetleri gözetiminde Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi morguna nakledildi.
Otopsi işlemleri, günün nöbetçi Cumhuriyet Savcısının katılımıyla 15 Nisan 2026 saat 21:45 ile 16 Nisan 2026 saat 00:30 arasında titizlikle gerçekleştirildi. Tüm prosedürlerin tamamlanmasının ardından defin ruhsatı düzenlenerek otopsi süreci resmi olarak sonlandırıldı.
Yanıltıcı Bilgi Yayanlara Soruşturma
Başsavcılık açıklamasında, "şahsın ölmediğine dair yayılan haberler gerçeği yansıtmamakta" ifadesine yer verdi. Ayrıca, dosyanın tarafı olan mağdur, müşteki ve vekillerinin ölü muayenesi ile otopsi işlemlerine ilişkin fotoğraf ve görüntüleri inceleme yetkisinin bulunduğu da teyit edildi.
Konuyla ilgili olarak, halk arasında endişe, korku veya panik yaratacak mahiyette yanıltıcı bilgi yayan kişilere karşı Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesi uyarınca adli soruşturmalar başlatıldığı açıklandı. Başsavcılık, vatandaşları asılsız haber ve dezenformasyon içerikli paylaşımlara itibar etmemeleri konusunda uyardı.
Kamuoyuna Resmi Açıklamaların Önemi
Açıklamanın son bölümünde, olaya ilişkin kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan resmi açıklamaların takip edilmesinin önemine dikkat çekildi. Başsavcılık, benzer durumlarda sadece yetkili makamlardan gelen bilgilere güvenilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Bu gelişmeler, özellikle sosyal medyada hızla yayılan yanlış bilgilerin toplumda nasıl infial yaratabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Kahramanmaraş'taki menfur saldırı sonrası yaşanan bu süreç, dezenformasyonla mücadelenin ne kadar hayati olduğunu ortaya koydu.



