Bodrum'daki Çuval Cinayetinde Mahkeme Kararı Açıklandı
Muğla'nın Bodrum ilçesinde, ormanda çuval içinde cesedi bulunan emlak ve oto kiralama işletmecisi Ümit Erol'un (50) öldürülmesine ilişkin dava sonuçlandı. Mahkeme, sanıklara yönelik kararlarını açıklarken, iddianamede yer alan korkunç detaylar da kamuoyuyla paylaşıldı.
Olayın Ortaya Çıkışı ve İlk İncelemeler
Bodrum Ortakent Mahallesi'nde 28 Haziran 2022 tarihinde gece saatlerinde yürüyüş yapan bir kişi, yol kenarından gelen yoğun koku nedeniyle şüphelenerek yetkililere ihbarda bulundu. Bölgeye gelen ekiplerin yaptığı incelemede, toprakla dolu bir çuvalın içinde erkek cesedi bulundu. Kimliği hemen tespit edilemeyen ceset, otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı ve daha sonra Ümit Erol'a ait olduğu belirlendi.
Ümit Erol'un kardeşi Uğur Erol, ağabeyinin 20 Haziran'da evden ayrıldığını ve kendisinden haber alamadığını ifade ederek, 25 Haziran'da jandarmaya kayıp başvurusu yapmıştı. Soruşturma ekipleri, Erol'un telefon kayıtlarını inceleyerek olayı aydınlatmaya çalıştı.
Şüphelilerin Gözaltına Alınması ve İtiraflar
Soruşturma kapsamında, Hasan Tahsin Akbal, annesi Fatma Nihal K., Gökhan İ., Erkan D., anestezi teknikeri Burak Aydoğan, Aybars Talu S., Sinan E. ve Tevfik Bülent S. gözaltına alındı. İfadeleri doğrultusunda, Ümit Erol'un para meselesi nedeniyle öldürüldüğü ortaya çıktı.
Olay günü, şüphelilerin Erol'u uyutup tabancayla vurduktan sonra cesedini içi toprak dolu bir çuvala koyarak, yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki boş bir araziye attıkları tespit edildi. İlk aşamada şüphelilerden 7'si tutuklanırken, Aybars Talu S. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Daha sonra itirazlar üzerine Erkan D., Sinan E. ve Tevfik Bülent S. de serbest kaldı.
İddianamede Yer Alan Şok Edici Detaylar
Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 6 sayfalık iddianamede, cinayetin planlı ve işkence içeren yöntemlerle işlendiği belirtildi. İddianameye göre, Hasan Tahsin Akbal'ın Ümit Erol ile annesi Fatma Nihal K.'nın oto kiralama işindeki ortaklığından kaynaklanan bir kin beslediği ortaya çıktı.
Hasan Tahsin Akbal, olay günü Erol'u annesinin şirketine çağırarak, arkadaşı anestezi teknikeri Burak Aydoğan'dan temin ettiği ilaçları içeceğine katarak onu etkisiz hale getirdi. Ardından Aydoğan ile birlikte Erol'u otomobile taşıdılar ve Aydoğan, Erol'un koluna uyku ilacı enjekte ederek savunmasız kalmasını sağladı.
Akbal, daha sonra Aydoğan'ı bir yere bırakıp, baygın haldeki Erol'u Kızılağaç bölgesindeki ormana götürdü ve otomobilin içinde göğsüne ateş ederek yaraladı. Bir süre sonra, Erol'un öldüğünden emin olmak için çalışanı Gökhan İlkay ile ormana giden Akbal, henüz ölmemiş olan Erol'u birlikte öldürdü.
Cesedin Ortadan Kaldırılması ve Suçun Örtbas Edilmesi
İddianamede, Akbal ve annesinin, cesedi ortadan kaldırmak ve suçu üstlenmesi için tanıdıkları Erkan D. ile görüştükleri, karşılığında hasta olan bebeğinin tedavisini üstleneceklerini vaat ettikleri belirtildi. Erkan D., bu teklifi kabul ederek arkadaşları Sinan E. ve Tevfik Bülent S.'den yardım aldı.
Üç şüpheli, cesedin bulunduğu yere giderek, cesedi sarmak için marketten alet satın aldı ve bir araç kiralayarak cesedi Ortakent yol kavşağı kenarına taşıdı. Cesedi çuval içine koyup üzerine moloz dökerek gömdüler. Ayrıca, Hasan Tahsin Akbal'ın çalışanı Aybars Talu S. ile iş yerine ait güvenlik kamera kayıtlarını sildirdiği de kayıtlara geçti.
Mahkemenin Verdiği Kararlar
Bodrum 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, 8 Nisan'daki duruşmada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Burak Aydoğan ve Hasan Tahsin Akbal hakkında, 'Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi kasten öldürme' suçundan herhangi bir indirim uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.
Tutuksuz sanıklar Aybars Talu S., Erkan D., Sinan E. ve Tevfik Bülent S. için ise, 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 10'ar ay hapis cezası hükmetti. Sanıklar Fatma Nihal K. ve Gökhan İ. beraat ederken, davada önceki duruşmalarda tahliye edilmişlerdi.
Kararın ardından, sanıkların son sözlerinde suçlamaları reddederek beraat ve tahliye talebinde bulundukları da mahkeme tutanaklarına yansıdı. Bu vahim cinayet davası, Bodrum'da toplumda derin bir infial yaratmaya devam ediyor.



