Bursa'da Anne Vahşeti: 5 Yaşındaki Oğlunu Denize Atarak Ölümüne Neden Oldu
Bursa'da Anne Vahşeti: Oğlunu Denize Attı, Çocuk Boğuldu

Bursa'da Tüyler Ürperten Anne Vahşeti: 5 Yaşındaki Oğul Denizde Can Verdi

Bursa'nın Mudanya ilçesinde dün akşamüzeri meydana gelen olay, toplumda derin bir şok etkisi yarattı. 30 yaşındaki S.G. adlı anne, psikolojik sorunlarını gerekçe göstererek, henüz 5 yaşındaki oğlu M.B.G.'yi denize attıktan sonra kendisi de suya atladı. Anne kendi imkanlarıyla kıyıya çıkmayı başarırken, küçük çocuk maalesef hayatını kaybetti.

Olayın Gelişimi ve Kurtarma Çabaları

Korkunç olay, saat 15.30 sıralarında Güzelyalı Yat Limanında gerçekleşti. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine hızla deniz polisi ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yoğun çalışmaları sonucunda, M.B.G.'nin cansız bedeni denizden çıkarılarak sağlık görevlilerine teslim edildi. Küçük çocuğun cesedi, yapılan ilk incelemelerin ardından Mudanya Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Annenin İfadesi ve Soruşturma Süreci

Gözaltına alınan anne S.G., polise verdiği ilk ifadesinde şu çarpıcı açıklamalarda bulundu:

  • "Psikolojik sorunlarım vardı. Yüzmek istedik, sonra ölmek istedik."
  • "Çocuğu denize attım, ben de atladım. Daha sonra kıyıya çıktım, çocuğu çıkaramadım."
  • "Pişmanım."

Polis ekipleri, anne hakkında "kasten öldürme" suçundan işlem başlattı. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma titizlikle sürdürülüyor. Yetkililer, annenin psikolojik durumunun da detaylı olarak inceleneceğini belirtti.

Toplumsal Tepkiler ve Yansımalar

Bu vahşet olayı, özellikle çocuk hakları ve aile içi şiddet konularında yeniden tartışmaları alevlendirdi. Uzmanlar, psikolojik sorunlar yaşayan bireylere yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Mudanya'da yaşanan bu trajedi, toplumun hassas kesimlerine yönelik koruma önlemlerinin gözden geçirilmesi ihtiyacını bir kez daha ortaya koydu.

Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için savcılık soruşturması devam ederken, küçük M.B.G.'nin ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Bu tür vakaların bir daha yaşanmaması için gerekli tüm önlemlerin alınması toplumsal bir beklenti olarak öne çıkıyor.