Diyarbakır'da Baba-Oğul Yakılarak Katledilmişti: Davada Yeni Gelişme!
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, baba Remzi Sati (48) ile oğlu Muhammed Sati'nin (15) yakılarak öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması gerçekleşti. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan 7 sanık hakkında, savcılık tarafından "tasarlayarak ve canavarca hisle öldürme" suçundan ayrı ayrı 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.
Vahşetin İzleri Ortaya Çıktı
Olay, 19 Mayıs tarihinde Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı kırsal Köprübaşı Mahallesi yakınlarında meydana geldi. Boş bir arazide yanan kamyoneti fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi. Yangının kontrol altına alınmasının ardından araçta yapılan incelemede, Remzi Sati ile oğlu Muhammed Sati'nin cansız bedenlerine ulaşıldı.
İlk incelemelerde baba ve oğlun tabancayla vurularak öldürüldüğü, ardından suç delillerini ortadan kaldırmak amacıyla aracın ateşe verildiği tespit edildi. Olayın vahşeti ve planlı şekilde işlendiğine dair bulgular, soruşturmanın seyrini değiştirdi.
"İnek Kayboldu" Yalanıyla Tuzağa Düşürüldüler
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olayın detayları çarpıcı şekilde yer aldı. İddianameye göre sanıklardan Ali Mert İldeniz'in, aralarında husumet bulunan Remzi Sati'yi öldürmeyi planladığı ve olay günü "inek kayboldu" bahanesiyle baba ile oğlunu olay yerine çağırdığı belirtildi.
İddianamede, çıkan tartışma sırasında İldeniz'in tabanca ile ateş ederek baba ve oğlunu öldürdüğünü itiraf ettiği, ardından delilleri yok etmek amacıyla kamyoneti ateşe verdiği ifade edildi. Ayrıca olay sonrası dikkatleri başka yöne çekmek için bazı kişilere mesaj gönderdiği de dosyada yer aldı.
HTS Kayıtları ve Kriminal Deliller Dosyada
Soruşturma kapsamında elde edilen HTS kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri, bilirkişi raporları ve kriminal incelemeler de iddianameye girdi. Bazı sanıkların olay anında bölgede bulunduğu, bazılarının telefonlarını kapattığı ve kimi kıyafetlerde atış artığı tespit edildiği kaydedildi.
Öte yandan, cesetlerin bulunduğu araçtaki yangının sıradan bir yangın olmadığı, güçlü yanıcı maddeler kullanıldığı değerlendirmesi de dosyada yer aldı. Savcılık, tüm bu deliller doğrultusunda sanıkların "fikir ve eylem birliği" içerisinde hareket ederek cinayeti planladıklarını belirtti.
Sanıklar Suçlamaları Reddetti
Davanın ilk duruşmasında söz alan sanıklardan Mehmet Duruş, olayla ilgisinin olmadığını savunarak, cinayet günü bir nişanda bulunduğunu ileri sürdü. Duruş, nişan hazırlıkları nedeniyle gün boyu farklı kişilerle birlikte olduğunu, akşam saatlerinde Ali Mert İldeniz ile görüştüğünü ancak herhangi bir olumsuzluk fark etmediğini söyledi.
Gece saatlerinde yakıt istasyonuna gittiklerini anlatan Duruş, burada kısa süre kaldıktan sonra tekrar eve döndüklerini ve sabah saatlerinde bazı kişilerin kendi aralarında konuşurken "ortağım ile oğlunu yakmışlar" şeklinde ifadeler kullandığını duyduğunu belirtti. Duruş, yaklaşık 11 aydır tutuklu bulunduğunu ve suçsuz olduğunu iddia etti.
Sanık İhsan Kaya da benzer şekilde savunma yaparak, olay günü nişana gittiğini ve akşam saatlerinde Ali Mert İldeniz ile görüştüğünü ifade etti. Kaya, araç alım-satımı üzerine konuştuklarını, daha sonra birlikte yakıt istasyonuna gittiklerini ancak araçtan inmediğini söyledi.
Kaya, olay sırasında herhangi bir şüpheli durum fark etmediğini belirtirken, ilk ifadesinde geçen "Ali Mert'in bir süre yanlarından ayrıldığı" yönündeki beyanını da doğruladı.
Dava Devam Ediyor
Kamuoyunun yakından takip ettiği davada mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Baba ve oğlun hunharca katledilmesine ilişkin davada, ilerleyen duruşmalarda tanıkların dinlenmesi ve yeni delillerin değerlendirilmesi bekleniyor.
Diyarbakır'da büyük yankı uyandıran olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve adaletin yerini bulması için gözler yargı sürecine çevrilmiş durumda.



