Elif Güner Davasında İlk Duruşma Gerçekleşti: Sanık Yasin Aloğlu Yargı Önünde
Ankara'da 19 Şubat tarihinde meydana gelen ve Elif Güner'in hayatını kaybetmesine neden olan trafik olayıyla ilgili davanın ilk duruşması, Ankara 68. Asliye Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirildi. Sanık sürücü Yasin Aloğlu, 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçlamasıyla yargılanmaya başladı. Duruşmaya, tutuklu sanık Aloğlu'nun yanı sıra maktul Elif Güner'in annesi Tuğba Güner, babası Dündar Güner, kardeşi Arda Güner ve tarafların avukatları katıldı.
Duruşma Salonuna Basın ve İzleyici Alınmadı
Mahkeme heyeti, duruşma salonunun fiziki yetersizliği gerekçesiyle basın mensupları ile izleyicilerin salona alınmayacağını bildirdi. Bu karar, davaya olan yoğun ilgiye rağmen alındı.
Sanık Aloğlu Savunmasını Yaptı: "Hız Sınırını Aşmadım"
Tutuklu sanık Yasin Aloğlu, savunmasında olay günü arkadaşlarıyla buluşmak üzere yola çıktığını ifade etti. Turan Güneş Bulvarı yönünde ilerlerken yaya geçidinde üç kişiyi fark ettiğini belirten Aloğlu, önce korna çaldığını, ardından fren yaptığını, ancak aracın kaymaya devam ederek yaya geçidinden yaklaşık 10 metre sonra Elif Güner'e çarptığını aktardı.
Aloğlu, çarpmanın etkisiyle Güner'in aracın üzerine savrulduğunu ve aracın yaklaşık 20 metre ileride durduğunu söyledi. Olayın ardından şok yaşadığını, ambulansı ve babasını aradığını dile getiren sanık, olay yerinden kaçmadığını öne sürdü. Hızının 60-70 kilometre civarında olduğunu, hız sınırlarını aşmadığını ve "makas atma" iddialarını kesinlikle reddetti. Yaya geçidi levhasının sürüş sırasında kör noktada kaldığını savunan Aloğlu, suçlamaları kabul etmeyerek tahliyesini talep etti.
Müşteki Baba Dündar Güner: "Bu Bir Kaza Değil"
Müşteki baba Dündar Güner, sanığın beyanlarına şiddetle itiraz etti. Olay yerine gittiğinde kızını kanlar içinde gördüğünü ve sanığın orada olmadığını belirten Güner, "Birinin sanığa 'makas atıp geliyordun, ne bekliyordun' diye bağırdığını duydum. Panikle tanığın bilgilerini alamadım. Bu bir kaza değil" ifadelerini kullandı. Güner, sanığın 'olası kasıt' suçundan yargılanmasını talep etti.
Avukatlardan Ağır İddialar: Tehdit Mesajı ve Çete İddiası
Müşteki avukatları, olayın basit bir trafik kazası olmadığını savunarak, sanığın yüksek hızla seyrettiğini ve fren yapmadığını öne sürdü. Ayrıca, olaydan iki gün sonra maktulün babasına gönderildiği iddia edilen tehdit mesajına dikkat çektiler. Avukatlar, "Elif leş oldu gitti, eğer şikayetinizi geri çekmezseniz çete üyelerimiz gelip kafanıza sıkacaktır" şeklinde bir mesajın iletildiğini ve bu konuda suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.
Sanık müdafii ise tüm iddiaları reddederek, müvekkili aleyhine ileri sürülen hususları kabul etmediklerini belirtti. Tutukluluk süresi dikkate alınarak tahliyesine karar verilmesini talep ettiklerini ifade etti.
Mahkeme Kararı: Telefon Kayıtları İncelenecek, Kusur Tespiti Yapılacak
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın telefon kayıtlarının incelenmesine ve kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine hükmetti. Ayrıca, sanığın mevcut tutukluluk halinin devamına karar verildi. Duruşma, 21 Mayıs tarihine ertelendi.
Anne Tuğba Güner'den Sert Tepki: "Bu Bir Cinayettir"
Duruşma öncesinde Ankara Adliyesi önünde konuşan Elif Güner'in annesi Tuğba Güner, olayın basit bir trafik kazası olarak değerlendirilmesine sert tepki gösterdi. Kızının yaya geçidinden geçtiği sırada aşırı hız yapan bir sürücünün çarpması sonucu hayatını kaybettiğini belirten Güner, "Biz burada adalet arıyoruz. Yaya geçidinde yaşanan ölümler 'kaza' olarak geçiştirilemez. Bu açıkça olası kasttır, bu bir cinayettir" dedi.
Kızının kurallara uyan bir çocuk olduğunu vurgulayan anne Güner, "Üzerimde Elif'in okul forması var. Şu an okulda olması gerekiyordu. Bir magandanın dikkatsizliği yüzünden hız kurallarına uymadığı için benim kızım toprağın altında yatıyor" ifadelerini kullandı. Sorumlunun ağır ceza kapsamında yargılanması gerektiğini belirten Güner, hukuki mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini söyledi.
Ailenin Avukatı: "Başka Bir Araçla Yarış Halindeydi"
Ailenin avukatı Tahir Burak Koçak, sanık sürücü Y.A.'nın olay anında 100 kilometrenin üzerinde hızla, makas atarak ve başka bir araçla yarış halinde ilerlediğini ileri sürdü. Koçak, dosyanın basit ya da bilinçli taksir kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, "Bu olay bir trafik kazası değildir. Olası kast hükümlerinin uygulanması gerekiyor. Caydırıcılık ancak ağır yaptırımlarla sağlanabilir. Aksi durumda benzer ölümlerin önüne geçilemez" dedi.



