Şeyma Gökçe'nin Ölüm Davasında Dikkat Çeken Beraat Kararı
Ankara'nın Etimesgut ilçesinde, bir binanın 14. katından düşerek hayatını kaybeden Şeyma Gökçe'nin ölümüne ilişkin açılan davada, eşi Hüseyin Uyucu hakkında beraat kararı çıktı. Ankara Batı Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Uyucu'nun suçunun sabit görülmediğine hükmederek, beraatine karar verdi.
Duruşmada Tanık Beyanları ve Savunmalar
Duruşmada, tanık M.A, olay günü evinde bulunduğu sırada üst kattan yaklaşık 15-20 dakika boyunca kesintisiz kavga sesleri duyduğunu ifade etti. Ancak, düşme anına ilişkin herhangi bir bilgisi olmadığını beyan etti. Sanık müdafii, dosyada somut ve kesin delil bulunmadığını savunarak, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğini dile getirdi.
Müşteki Tarafının İddiaları ve Savcının Talebi
Müşteki Günnur Çağlar, kızının daha önce intihara teşebbüs ettiğini ancak o dönem bir not bıraktığını belirterek, bu olayda herhangi bir not ya da mesaj bulunmadığını söyledi. Çağlar, "Benim kızım intihar etmedi, kızım öldürüldü" iddiasında bulundu. Müşteki vekili ise olayın intihar olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.
Cumhuriyet savcısı, sanık Uyucu'nun maktul ile uyuşturucu madde kullandığını ve telefon kayıtları incelemesinde ikili arasındaki gönül ilişkisi dışında bir ilişkinin bulunmadığını belirtti. Savcı, dosya kapsamında sanığın maktulü kasten öldürdüğüne dair somut bir delil bulunmaması sebebiyle sanığın beraatini talep etti.
Sanık Hüseyin Uyucu'nun Savunması ve Mahkeme Kararı
Sanık Hüseyin Uyucu, yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunduğunu belirterek, suçsuz olduğunu savundu. Uyucu, "Ben suçsuzum, tahliyemi istiyorum. Ben öldürmedim, defalarca söyledim masumum. İlahi adalete güveniyorum" ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti, yapılan değerlendirmeler sonucunda sanık Uyucu'nun suçunun sabit görülmediğine karar vererek, beraatine hükmetti. Karar, davanın tarafları ve kamuoyunda tartışmalara yol açtı.



