19 Yıl Önceki Gasp Cinayeti: Bir Damla Kan İzi Katili Nasıl Yakalattı?
Gasp Cinayetinde Bir Damla Kan İzi Katili Yakalattı

Hayır İçin Çıkan Yol Kanlı Bir Cinayete Dönüştü

2011 yılının 16 Nisan sabahı, 69 yaşındaki Şükrü Bey, Üsküdar'daki evinden çıktı. Amacı, bankadan çekeceği 25 bin lirayı Sakarya'nın Karasu ilçesindeki bir camiye bağışlamaktı. Oğlunun "Parayı havale ile gönder" ısrarlarına rağmen, yardımı bizzat teslim etmek istiyordu. Ancak bankaya giderken, onu adım adım takip eden bir katilin hedefi haline geldi.

Evde Kanlar İçinde Bulundu

Şükrü Bey, bankadan para çektikten sonra eve döndü. Kısa süre sonra, Sakarya'dan onu almaya gelen oğlu tarafından evde bıçaklanmış halde, kanlar içinde bulundu. Çektiği para ortadan kaybolmuştu. İstanbul Emniyeti Cinayet Büro Amirliği'nden deneyimli dedektifler Ethem Çavdar ve Uğur hemen olay yerine intikal etti.

Emekli polis memuru Ethem Çavdar, o anları şöyle anlatıyor: "Olay Yeri İnceleme ekipleri çalışmaya başladı. Maktulün o sabah bankaya gidip para çektiğini, eve döndüğünü ve burada saldırıya uğradığını tespit ettik. Bıçaklı bir saldırı söz konusuydu ve para alınmıştı. Bir hayır için çekilen para, kanlı bir gasp cinayetine dönüşmüştü."

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Banka Kameralarından Kritik İpucu

Dedektifler, bankadaki güvenlik kamera görüntülerini incelediğinde çarpıcı bir detayla karşılaştı. Şükrü Bey bankaya girmeden önce, bir şahıs bankaya girip çıkıyor, işlem yapmıyor, sadece para çeken müşterileri gözlüyordu. Görüntülerde, bu şüphelinin Şükrü Bey'i bankadan çıktıktan sonra adım adım takip ettiği, eve kadar izlediği net bir şekilde görülüyordu.

Şüpheli, üzerinde deri mont olan bir erkekti. Ancak o dönem yüz tanıma sistemleri yaygın olmadığı için kimliği hemen tespit edilemedi. Fotoğraflar Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı'na dağıtıldı, tüm birimler uyarıldı.

19 Ay Sonra Gelen Telefon

Cinayet aylarca çözülemedi. Aradan tam 19 ay geçtikten sonra, bir kasım günü, Cinayet Büro Şefi Ethem Çavdar'ın telefonu çaldı. Bir polis arkadaşı, "Abi, senin adama benzeyen birini gördüm burada" diyerek Ümraniye'de bir ihbarda bulundu. Çavdar, izinli olduğu günü bile düşünmeden ekibiyle yola çıktı.

Ümraniye'deki bankalar çevresinde yapılan gözlemlerde, şüphelinin tıpkı 19 ay önceki gibi bankaları dolaştığı, içeri girip çıktığı tespit edildi. Kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.

Deri Monttaki Kan Damlası Her Şeyi Aydınlattı

Şüpheli, banka kameralarındaki fotoğrafı görünce "Bu benim" dedi. Ancak dedektifler, sadece bu ifadenin yeterli olmayacağını biliyordu. Şüphelinin evine yapılan aramada, olay günü giydiği değerlendirilen deri mont bulundu. Mont, Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Yapılan incelemelerde, montun iç astarında Şükrü Bey'e ait tek bir kan damlası tespit edildi. 19 ay sonra gelen bu DNA delili, cinayetin en güçlü maddi kanıtı oldu. Katil zanlısı suçlamaları kabul etmese de, mahkeme DNA bulgusu doğrultusunda müebbet hapis cezasına hükmetti.

Hayır Niyeti Engellenemedi

Cinayetin aydınlatılmasının ardından, mahkeme sanığın mal varlığına el koydu. Satıştan elde edilen gelirle gasp edilen para Şükrü Bey'in ailesine teslim edildi. Aile, babalarının hayalini yarıda bırakmadı ve para Sakarya Karasu'daki camiye Şükrü Bey adına bağışlandı.

Emekli polis memuru Ethem Çavdar, bu dosyanın ardından birçok önemli cinayet vakasını daha çözdüklerini belirterek, sabırlı ve titiz çalışmanın önemine vurgu yaptı. Bir damla kan izi, 19 ay sonra adaleti sağlamış ve bir hayır niyetinin gerçekleşmesine olanak tanımıştı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması