Gülistan Doku Soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel'in İfadesi Açıklandı: 'Babamın Vali Olmasından'
Gülistan Doku Soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel'in İfadesi

Gülistan Doku Soruşturmasında Eski Vali'nin Oğlunun İfadesi Ortaya Çıktı

Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili süren soruşturmada, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in jandarma ifadesi kamuoyuna yansıdı. Sonel, ifadesinde Gülistan Doku'yu tanımadığını ve olayla hiçbir bağlantısı olmadığını savundu.

"İsmini Bile Bilmediğim Bir Kızın Olayında Adımın Geçmesi Babamın Vali Olmasıdır"

Mustafa Türkay Sonel, jandarma sorgusunda yaptığı açıklamalarda, Gülistan Doku'yu şahsen tanımadığını ve herhangi bir iletişimlerinin bulunmadığını belirtti. "İsmini dahi bilmediğim bir kızın olayında benim ismimin geçmesi de babamın vali olmasıdır" diyen Sonel, dosyada yer alan gizli tanık beyanlarını da reddetti.

Sonel, hakkındaki iddiaların tamamen asılsız olduğunu öne sürerek, "Bana ve aileme karşı yapılmış olan bir itibar suikastıdır" ifadelerini kullandı. Üniversite öğrencisi olduğunu ve vize sınavlarına hazırlanması gerektiğini vurgulayan Sonel, gözaltına alınma sürecinin babasının makamından kaynaklandığını savundu.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Lise Yıllarından İtibaren Akran Zorbalığına Maruz Kaldığını İddia Etti

İfadesinde kişisel geçmişine de değinen Mustafa Türkay Sonel, babasının işi nedeniyle sık sık şehir değiştirdikleri için çok fazla arkadaş çevresinin olmadığını söyledi. Tunceli'den görüştüğü tek arkadaşının Uğurcan A. olduğunu belirten Sonel, lise yıllarında yaşadıklarını şöyle anlattı:

  • "Okuduğum okullarda asker-polis çocukları gibi ben de akran zorbalığına maruz kalmışımdır."
  • "Tunceli'de lise okuduğum dönemde İstiklal Marşı'nı bile bağıra bağıra okuyan asker polis çocukları ve bendim."
  • "Bundan dolayı da çok bize yönelik 'faşist, ırkçı' derlerdi."

Sonel, halen Yeditepe Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümü 4. sınıf öğrencisi olduğunu da ifade etti.

Arkadaşları Hakkında Çarpıcı İddialar

Uğurcan Açıkgöz ve Umut Altaş'ın lise arkadaşları olduğunu söyleyen Sonel, Umut Altaş'ın aile düzeninin bozuk olduğunu iddia etti. Altaş'ın anne babasının sürekli kavga ettiğini ve bu durumdan rahatsız olduğunu anlattığını belirten Sonel, şu ifadeleri kullandı:

  1. "Umut Altaş'ın abisi, Sidar Altaş'ın sevgilisi benim hakkımda Umut'a 'Valinin oğlu ile arkadaşlık mı yapılır?' dediğini duymuştum."
  2. "Ancak Sidar Altaş, kız arkadaşının dediği konulara hiçbir zaman katılmamış, bana da 'Boş ver onun söylediklerine takılma' demiştir."

Sonel ayrıca, avukatların hatırlatması üzerine, bu kişilerin lise yıllarından itibaren uyuşturucu ve alkol tükettiklerini, Umut Altaş'ın yurt dışından arayarak kendisinden 10 bin dolar para istediğini öne sürdü.

Silah İddialarına "Oyuncağı" Yanıtı

Sorguda kendisine yöneltilen silah iddialarına da yanıt veren Mustafa Türkay Sonel, ateşli silahının olmadığını belirtti. Airsoft sporunu lise arkadaşı olan dönemin MİT müdürünün oğlundan öğrendiğini söyleyen Sonel, bu sporda kullanılan boncuk atan silahlara sahip olduğunu ve bunların faturalarının mevcut olduğunu ifade etti.

"Bu silahlarda kullanılan boncuklara 'B.B' denir ve pahalı olduğu için bir sonrakinde kullandığımız zamanlarda tekrar yerden toplardık" diyen Sonel, Umut Altaş'a silahını göstererek "Ben bu silahla birisini vurdum" dediği iddialarını da yalanladı.

Baz Kayıtlarındaki Çelişkiler

Jandarmanın daraltılmış baz raporlarına göre, 27 Aralık 2019'da Tunceli'nin Moğultay Mahallesi'ndeki Gençlik Merkezi'nde olduğu tespit edilen Sonel, bu iddiayı başlangıçta yalanladı. Ancak raporlar ortaya çıkınca, "Aradan çok uzun bir zaman geçtiği için bu konu ile ilgili bir fikrim yoktur" şeklinde konuştu.

Gülistan Doku'nun son görüldüğü Sarı Saltuk Viyadüğü ve Rostan Dinar mevkii civarında bulunduğu iddialarına da yanıt veren Sonel, o bölgede araçlarıyla sık sık tur attıklarını, yakıt almaya gittiklerini söyledi. 5 Ocak 2020 akşamı o bölgede ne yaptığı sorulduğunda ise "6 yıl öncesini hatırlamıyorum" yanıtını verdi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Gizli Tanık Beyanlarını Reddetti

Gizli tanığın, Gülistan Doku'yu öldürdüğü veya cansız bedenini teslim aldıktan sonra koruma şefi Şükrü Eroğlu'nu çağırarak başka bir yere gömmeye götürdüğü yönündeki beyanları sorulan Sonel, bu iddiaları şiddetle reddetti:

  • "Gizli tanığın bu beyanı tamamen asılsızdır."
  • "Tarafıma iddia edilen suçlamaların hiçbirisini kabul etmiyorum."
  • "Bahsettiğiniz tarih çok eski, benim için sıradan ve normal bir gün olduğu için hatırlamıyorum."

Sonel, Şükrü Eroğlu'nun orada olup olmadığını, kendisinin onu çağırıp çağırmadığını da hatırlamadığını belirtti.

Kafe Ziyareti ve PTS Kayıtları

4 Ocak günü Gülistan Doku'nun çalıştığı kafeye gittiği iddialarına da yanıt veren Sonel, arkadaşlarının o kafenin tatlısını sevdiği için oraya gittiklerini söyledi. "Ben Gülistan Doku'yu tanımadığım için kafenin içerisinde olsa bile fark etmem" diyen Sonel, o gün tek münasebetinin alışveriş olduğunu ifade etti.

PTS kayıtlarına göre aracıyla 5 Ocak gecesi Elazığ'dan Tunceli'ye girişi görünürken çıkışının görünmemesi sorulduğunda ise bunun nedenini bilmediğini ve kimseden çekincesinin olmadığını söyledi.

Başsavcının Tutuklama Gerekçeleri

Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'nun tutukluluğa sevk yazısında, dosyadaki gizli tanık beyanı ile YGC cihazıyla yapılan arama faaliyeti sonucu düzenlenen uzmanlık raporunun uyumlu olduğu belirtildi. Raporda, gizli tanığın tarif ettiği bölgede bir şahsın gömülerek belli bir süreden sonra çıkartıldığının tespit edildiği kaydedildi.

Boşlukta meydana gelen oksitlenmenin, cansız beden ile birlikte sırt çantası tarzında bir cisim ile silah da gömülmüş olabileceğine işaret ettiği ifade edilen raporda, bu nedenle gizli tanık beyanına itibar edilebileceği ve tutuklama talep edildiği bildirildi.

Mustafa Türkay Sonel, tüm bu iddialara rağmen suçsuz olduğunu savunmaya ve Gülistan Doku soruşturmasındaki rolünü reddetmeye devam ediyor.