Güngören'deki Cinayette Kan Donduran Detaylar Ortaya Çıktı
Güngören'de yaşanan ve toplumu derinden sarsan bir cinayet olayı, aile içi şiddetin karanlık yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. 16 yaşındaki E.D., babası Murat Dilsiz'i öldürdüğünü itiraf ederken, yaklaşık bir yıldır süren istismar ve tehditler nedeniyle bu eylemi gerçekleştirdiğini iddia etti. İlk bakışta intihar süsü verilen olay, kızın kuzenine yaptığı itirafla cinayet olarak kayıtlara geçti.
Olayın Gelişimi ve İtiraflar
Olay, 9 Aralık 2024 tarihinde Güngören Sanayi Mahallesi'ndeki bir binada meydana geldi. İlk başta eşi Eylem Dilsiz'in intihar ihbarı üzerine polis ve sağlık ekipleri olay yerine intikal etti. Murat Dilsiz'in başından vurulmuş halde bulunması ve yanında silahın olması, intihar izlenimi uyandırdı. Ancak, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma, beklenmedik bir dönüş yaşadı.
Murat Dilsiz'in cenazesi için gidilen Diyarbakır'da, kızı E.D., kuzeni Büşra Dilsiz'e babasını kendisinin vurduğunu itiraf etti. Bu itiraf üzerine savcılığa yapılan ihbar, olayın seyrini tamamen değiştirdi. E.D.'nin anlattıklarına göre, olay gecesi anne ve babası arasında şiddetli bir tartışma yaşandı. Babasının uyumasının ardından, annesinin kendisine silah vererek "vur" dediğini ve eldiven takıp babasına ateş ettiğini belirtti.
İstismar ve Tehdit İddiaları
E.D., ifadesinde babası tarafından yaklaşık bir yıldır istismar edildiğini, birine anlatması halinde kardeşlerinin öldürüleceği tehdidiyle sessiz kalmak zorunda kaldığını dile getirdi. Ayrıca, evde sürekli olarak kendisine ve diğer aile fertlerine şiddet uygulandığını, olay günü de benzer bir istismar ve şiddet olayının yaşanması üzerine babasını öldürdüğünü ifade etti. "Kimsenin yönlendirmediğini, tek başıma yaptığımı" vurgulayan E.D., annesine olayı hemen anlattığını, ancak annesinin ilk başta inanmadığını ekledi.
Savcılığın İddianamesi ve Yargı Süreci
Savcılık, yapılan soruşturma sonucunda E.D.'nin delilleri yok etmeye yönelik davranışlarının tek başına planlanamayacağına dikkat çekti. Aynı evde bulunan anne Eylem Dilsiz ve abla Rojin Dilsiz'in silah sesi duymadıklarını iddia etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulandı. Bu nedenle, cinayetin iştirak halinde işlendiği kanaatine varıldı.
Hazırlanan iddianamede, E.D., Eylem Dilsiz ve Rojin Dilsiz hakkında "üst soydan veya alt soydan birine karşı tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Ayrıca, ruhsatsız silah bulundurma suçundan 5 ila 8 yıl hapis cezası isteniyor. Anne ve abla, olaya karışmadıklarını savunurken, savcılık delilleri değerlendirerek yargı sürecini başlattı.
Toplumsal Yansımalar ve Uzman Görüşleri
Bu olay, aile içi şiddet ve istismarın ne denli ciddi sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha hatırlattı. Uzmanlar, benzer durumlarda mağdurların sessiz kalmak yerine yetkili mercilere başvurmalarının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Ayrıca, toplumun bu tür vakalara karşı daha duyarlı olması ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Güngören'deki bu trajik olay, yargı sürecinin sonuçlanmasıyla birlikte daha net bir şekilde aydınlanacak. Ancak, şimdiden toplumda derin bir üzüntü ve sorgulama yarattı. Aile içi şiddetin önlenmesi ve mağdurların korunması konusunda acil adımlar atılması gerektiği bir kez daha anlaşıldı.