Isparta'da 16 yaşındaki çocuk cami kapısında arkadaşının babası tarafından darp edildi
Isparta'da 16 yaşındaki çocuk cami kapısında darp edildi

Isparta'da 16 yaşındaki bir genç, arkadaşıyla yaşadığı tartışmanın ardından cami kapısında arkadaşının 45 yaşındaki babası tarafından defalarca darp edildi. Güvenlik kameralarına anbean yansıyan olayın ardından mahkemece verilen takipsizlik kararı aileye ikinci bir kabus yaşattı.

Olayın Detayları

Olay, 18 Şubat tarihinde Isparta'nın Fatih Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 16 yaşındaki Osman İnan ile arkadaşı Ömer Faruk M. arasında sözlü tartışma yaşandı. İnan, arkadaşının kendisine küfür ettiğini, bunun üzerine onu bir süre kovaladığını, daha sonra olayın sona erdiğini öne sürdü. Akşam saatlerinde camiye namaz kılmak için giden İnan, cami girişinde arkadaşının babası Şahan M. ile karşılaştı. Burada çıkan olayda İnan'ın defalarca yumruklandığı anlar caminin güvenlik kameralarına yansıdı. Şüpheli şahıs, genci darp ettikten sonra ikametinin önüne kadar götürerek kapıya bıraktı ve hakaret ile tehditlerde bulunmaya devam etti. Bu anlar da mahalledeki güvenlik kameralarına yansıdı.

Ailenin Tepkisi

Torununu darp edilmiş halde gören Fatma Çınar ile mahalle sakinleri durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen ekipler, İnan ve ailesini ifadelerini almak üzere polis merkezine götürdü. Olayın ardından yaklaşık 2 ay sonra dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği öğrenildi. Karar üzerine aile, yeniden mağdur olduklarını belirterek karara itiraz etti ve dosyayı bir üst mahkemeye taşıdı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Ailecek psikolojilerinin bozulduğunu belirten dede Yaşar Çınar, "Ben onu 15 günlükken yanıma aldım ve büyüttüm. 16 yaşındaki öksüz ve yetim bir çocuk bu şekilde dövülmez. Mahkeme de takipsizlik kararı vermiş. Mahkemenin lehimize karar vermesi için bu çocuğun illa ölmesi mi gerekiyordu?" sözleriyle sitem etti.

Mağdurun İfadesi

Darp edilen Osman İnan, "Okula ve camiye giderken artık çok korkuyorum. Psikolojik ilaçlar kullanmaya başladım. Bu şahıs sürekli evimizin etrafında dolaşıyor. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" dedi. Yaşadığı korku dolu anları anlatan İnan, şunları söyledi: "Ben okula giderken bu şahsın oğlu yanıma geldi ve bana 'Ne yapıyorsun?' diye sordu. Ben de o an konuşmak istemedim ve 'Yanımdan git, baban benimle konuşmana kızıyor' dedim. Zaten onunla da görüşmek istemiyordum. Yoluma devam ederken yanıma geldi ve bana küfür etmeye başladı. Ben de sinirlendim ve kendisini kovalamaya başladım. Daha sonra bir markete kaçtı. Babasını aramış, babası da oraya gelip beni aramış ancak bulamayınca evine gitmiş."

Aynı günün akşamında namaz kılmak için camiye giderken kapıda kendisini tutup yumruklamaya başladığını anlatan İnan, "Yumrukları yiyince şok oldum. Daha sonra beni döverek evime kadar getirdi. Evimin kapısına geldiğimizde de yumruklamaya devam etti. Sonra anneannem dışarı çıktı, onu görünce kaçıp gitti. Giderken de bana hakaret ve tehdit etmeyi sürdürdü. Yüzüm kanlar içerisindeydi. Bu olaydan sonra psikolojik ilaçlar kullanmaya başladım. Dedem ve anneannemle birlikte emniyete giderek şikayetçi olduk. Darp raporu aldık, zaten raporda da her şey yazıyor. Şikayetçi olup olayı mahkemeye taşıdık. Bu olaydan sonra ne okula ne de camiye namaz kılmaya gidebiliyorum. Çok korkuyorum. Sürekli psikolojik ilaç kullanıyorum. Şahıs beni korkutmak amacıyla evimin etrafında dolaşıyor. Ben bu şahsın cezalandırılmasını istiyorum" dedi.

Dedenin Sitemi

Torunuyla birlikte camiye gittiğini, namaz sonrası torununu yanında göremediğini ve daha sonra darp edildiğini öğrendiğini belirten dede Yaşar Çınar, "Torunumla birlikte namaza gittik. Ben caminin içine girdim. O şahıs da sanırım benim içeri girmemi beklemiş. Torunum camiye girerken onu dışarıda yakalamış. Caminin etrafında torunumu döverek ağzını burnunu kanatmış. Olaydan sonra polise haber verdik. Emniyette ifade verdik ve darp raporu aldık. Çocuğun psikolojisi bozuldu. Geceleri uyuyamıyor. Okula ve camiye gidemiyor. Okula bizzat kendi aracımla götürüyorum. Olayı mahkemeye taşıdık ancak takipsizlik kararı çıktı" ifadelerini kullandı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Takipsizlik kararı sonrasında "illa ölmesi mi gerekiyordu?" siteminde bulunan dede Yaşar Çınar, "Bu çocuk hala o şahıstan korkuyor. Hala çocuğumun etrafında dolaşıyor. Biz bu adamın cezalandırılmasını istiyoruz. Mahkeme dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair yazı geldi. Biz de bu karara karşı bir üst mahkemeye itiraz ettik. Mahkemenin lehimize karar vermesi için bu çocuğun illa ölmesi mi gerekiyordu? Bu kadar dayak yemiş, ağzı yüzü dağılmış bir çocuğun daha ne yaşaması gerekiyordu? Zaten bu çocuk öksüz, annesi babası yok. Ben onu 15 günlükken yanıma aldım ve büyüttüm. 16 yaşındaki bir çocuk bu şekilde dövülmez. Ne yapmış olabilir ki bu kadar şiddet görsün? İki çocuk kavga edebilir, bu normaldir. Ancak bu şahıs bu çocuğa nasıl kin besleyip de bu kadar dövebilir? 45 yaşındaki bir insan nasıl bu kadar acımasız olabilir? Ben bu şahsın cezalandırılmasını ve adaletin yerini bulmasını istiyorum. Ayrıca bize gelip özür de dilemedi. Çocuğumun kabusu oldu, dışarı çıkamıyor" şeklinde konuştu.

Anneannenin İfadesi

Anneanne Fatıma Çınar, "Dışarıdan gelen gürültüyü duyunca hemen kapıyı açtım. Baktığımda çocuğu dövmeye devam ediyordu. Şahsa bırakması için bağırdım, o da dönüp bana bağırdı. Çocuğumu merdivenden itmeye çalıştı. Ben de kendisine 'Zaten dövüp öldürmüşsün, daha ne yapıyorsun?' dedim. Daha sonra bağırarak oradan uzaklaştı. Çok üzüldüm, şoka girdim. Komşular geldi, polisi aradılar. Polis ekipleri bizi alarak emniyete götürdü. Bu şahsın ceza almasını istiyorum. Bana bu yaşımda bunları yaşatmaya hakkı yok. Benim bile psikolojim altüst oldu. Çocuk geceleri uyanıp yürüyor, bağırıyor ve kabuslar görüyor. Adaletin bir an önce yerini bulmasını istiyorum" dedi.

Aile, verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ardından dosyayı bir üst mahkemeye taşıdı. Şimdi ise adaletin yerini bulmasını bekliyor.