Kartalkaya Faciası: Bir Yıl Sonra Ailelerin Adalet Mücadelesi ve Yeni Suç Duyurusu
Kartalkaya Faciası: Ailelerin Adalet Mücadelesi Devam Ediyor

Kartalkaya Faciası: Bir Yıl Sonra Hüzün ve Adalet Arayışı

Bolu'nun Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan Grand Kartal Otel'de meydana gelen ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği korkunç yangının üzerinden tam bir yıl geçti. Bu süre zarfında, acılı aileler hem kayıplarının yasını tuttu hem de adalet için mücadelelerini sürdürdü. Dava sürecinde verilen mahkûmiyet kararları, derin yaraları olan ailelerin yüreğine bir nebze olsun su serpmişti. Ancak, son gelişmeler bu küçük teselliyi de gölgeledi.

Cezaların Hafifletilmesi Talebi Aileleri Yaraladı

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, sanıklara verilen cezaların hafifletilmesi için istinaf mahkemesine başvurması, faciadan etkilenen ailelerde büyük bir tepkiye neden oldu. Aileler, bu trajedinin basit bir kaza olmadığını, aksine insan eliyle oluşmuş ihmaller zincirinin bir sonucu olduğunu vurgulayarak, adaletin tam olarak sağlanması gerektiğini ifade ediyor. SABAH gazetesine konuşan yakınlar, yaşadıkları acıları ve beklentilerini paylaştı.

"Bir Yılımız Acı ve Adalet Arayışıyla Geçti"

Ömür Kotan'ın annesi Zeynep Kotan, "Bir yılımız hem acımızla hem de adalet arayışıyla geçti" diyerek duygularını özetledi. Nehir (16) ve Doruk'un (13) annesi Duygu Can ise, "Doğum günlerini mezar başında kutluyoruz. Her özel gün, her hatıra kalbimizi yeniden dağlıyor" sözleriyle yaşamın nasıl durduğunu anlattı. Kızı Feray Kanbolat'ı ve torunu Oya Kanbolat'ı kaybeden Sema Şahin, durumu daha da netleştirdi: "Bu bir doğal afet değil, insan eliyle yapılmış kötülük. Organize bir ihmal zinciri var. Hiç kimse çıkıp 'Ben sorumluyum' demedi. Birilerinin açgözlülüğü, ihmali ve sorumsuzluğu onları öldürdü. Uykularımızdan ağlayarak uyanıyoruz. Evladını toprağa vermiş bir annenin kalbi bir daha asla eskisi gibi atmıyor. Tek istediğimiz adalet."

"İçimizde Hayat Kalmadı"

Faciada eşi Ceren Yaman Doğan'ı ve kızı Lalin Doğan'ı (16) kaybeden Rıfat Doğan, yaşamın nasıl bir kabusa dönüştüğünü şu sözlerle aktardı: "Biz yaşamıyoruz, nefes alıyoruz sadece. İçimizde hayat diye bir şey kalmadı. Eskiden evimizde kahkaha vardı; şimdi ocak yanmıyor, yemek pişmiyor. Sabahları bomboş bir eve uyanıyorum. Her köşe, her eşya eşimi ve kızımı hatırlatıyor. Bizim için hayat, o yangın gecesinde bitti." Bu ifadeler, ailelerin içinde bulunduğu derin psikolojik yıkımı gözler önüne seriyor.

Yeni Suç Duyurusu: İhmaller Zinciri Genişliyor

Olayla ilgili gelişmeler durmak bilmiyor. Kayak kampına katılan ve yangında hayatını kaybeden lise öğrencisi Eren Bağcı'nın babası Rıza Eray Bağcı, yeni bir suç duyurusunda bulundu. Bağcı, kamp sorumlusu kulüp başkanı Metin Güneş ile eğitmenler Ege Aydın ve Yiğit Akgün'ün ihmallerinin bulunduğunu belirterek, adalet mekanizmasının bu kişileri de kapsaması gerektiğini vurguladı. Bu adım, facianın sorumlularının daha geniş bir çerçevede ele alınması ihtiyacını ortaya koyuyor.

Kartalkaya'daki bu trajik olay, sadece bir yangın değil, aynı zamanda ihmallerin ve sorumsuzlukların nasıl canlara mal olduğunun acı bir örneği olarak hafızalardaki yerini koruyor. Aileler, adaletin tam olarak tecelli etmesi için mücadelelerine devam ederken, toplum olarak bu tür felaketlerin bir daha yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması konusunda daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiği bir kez daha anlaşılıyor.