Ünlü İş İnsanının Koruma Cinayeti Davasında 11. Duruşma: Sanıklar Tahliye ve Beraat İstedi
Koruma Cinayeti Davasında 11. Duruşma: Sanıklar Tahliye ve Beraat Talebi

Ünlü İş İnsanının Koruma Cinayeti Davasında 11. Duruşma Görüldü: Sanıklar Tahliye ve Beraat İstedi

Kartal'da ünlü bir iş insanının koruması olarak çalışan Cem Özmüş'ün motosikletli saldırganlar tarafından öldürülmesiyle ilgili davanın 11. duruşması gerçekleşti. Duruşmada maktul ailesi şikayetlerinin devam ettiğini açıklarken, sanıklar tahliye ve beraat taleplerinde bulundu.

Cinayetin Ayrıntıları ve İddianame Bilgileri

Olay, 14 Temmuz 2021 tarihinde Kartal Kordonboyu Mahallesi'nde meydana geldi. İki çocuk babası ve özel koruma olan Cem Özmüş, arkadaşıyla birlikte sahildeki kayalıklarda otururken, kimliği belirsiz bir kişi tarafından motosikletle gelinerek silahlı saldırıya uğradı. Sırtından ve ayağından yaralanan Özmüş, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay yerinde yapılan incelemelerde çok sayıda boş kovan bulunurken, kullanılan motosiklet parçalanmış halde ele geçirildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, cinayetin arkasında karmaşık bir plan olduğu ortaya kondu. İddianameye göre, maktul Cem Özmüş ile şüpheli Fırat Muşlu arasında uzun yıllara dayanan bir tanışıklık bulunuyordu. Pandemi döneminde Özmüş'ün, Muşlu'dan otopark, oto yıkama ve spor salonu işleri için 1 milyon 500 bin TL talep ettiği, ancak Muşlu'nun bu parayı vermeyi reddettiği belirtildi. Bu reddin ardından taraflar arasında ciddi anlaşmazlıklar çıktı ve Özmüş, çevresine Muşlu'nun kendisine destek olmadığından rahatsız olduğunu ifade etti.

İddianamede, Fırat Muşlu'nun, Özmüş'ün öldürülmesi için İhsan Boyabat ile irtibata geçtiği ve cinayetin gerçekleştirilmesi için adam ayarlamasını istediği kaydedildi. Cinayetin failleri olarak Yekta Gözen ve Deniz Morsümbül'ün gösterildiği belgelerde, bu kişilerin maktulü günlerce takip ettikleri ve olay günü 3-4 el ateş ederek cinayeti işledikleri vurgulandı. Azmettiriciler olarak ise Fırat Muşlu, İhsan Boyabat ve Süleyman Sulu'nun isimleri yer aldı. İlginç bir detay olarak, sanık İhsan Boyabat'ın, 29 Eylül 2023 tarihinde kendi davasının duruşma günü evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybettiği not düşüldü.

Duruşmada Yaşanan Gelişmeler ve Talepler

15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 11. duruşmaya, maktul Cem Özmüş'ün yakınları ve taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanık Deniz Morsümbül, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya bağlandı. Maktulün ailesinden Pınar Özmüş, Necmiye Soylu ve Onurcan Özmüş, sanıklar hakkındaki şikayetlerinin devam ettiğini resmen beyan etti.

Sanıkların savunmalarında ise farklı talepler öne çıktı. Tutuklu sanık Deniz Morsümbül, "Savunmalarımı tekrar ediyorum. Adli kontrol tedbirleri ile tahliyemi talep ederim" ifadelerini kullandı. Tutuksuz sanık Süleyman Sulu ise savunmasında "beraatimi talep ederim" dedi. Diğer tutuksuz sanık Fırat Muşlu, avukatının duruşmaya geç kalmasını gerekçe göstererek şu aşamada beyanda bulunmayacağını iletti.

Avukatın Eleştirileri ve Mahkemenin Kararı

Maktulün avukatı, duruşmada yaptığı açıklamada dosyayla ilgili ciddi eleştirilerde bulundu. Avukat, "Dosya için şahit buluyoruz ancak konuşmaktan çekiniyorlar. Gizli şahit taleplerimiz vardı. 13.11.2025 tarihli dilekçemizin içeriğini tekrar ederiz. Teslim takibat taleplerimizi vardır. 3.5 yıldır yargılama devam etmesine rağmen deliller toplanmıyor. Taleplerimizin kabulünün mahkemeniz aksi kanaatte ise gerekçesi ile reddedilmesini talep ederiz. Dosyaya sunulan mektup var" şeklinde konuştu.

Mahkeme, duruşma sonunda şu kararları aldı:

  • Sanık Yekta Gözen hakkında yakalama emri infazının beklenmesine ve iade işlemlerinin akıbetinin Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne sorulmasına,
  • Tutuksuz sanık Süleyman Sulu ve Fırat Muşlu hakkında adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı devamına karar verdi.

Duruşma, 16 Nisan tarihine ertelendi. Süreç, cinayetin aydınlatılması ve adaletin sağlanması için devam ederken, ailenin ve avukatların delil toplanmasına yönelik endişeleri dikkat çekiyor.