Trabzon'da MADO Zincirinde Yaşanan Zehirlenme Olayı Yargıya Taşınıyor
Trabzon'un Arsin ilçesinde ikamet eden ve ata tohumu yetiştiriciliği ile tanınan Fatih Çolak (43) ile eşi Leman Banu Çolak (44), Yomra ilçesindeki MADO isimli zincir restoranda tükettikleri tost sonrası ciddi sağlık sorunları yaşadı. Yemekten birkaç saat sonra mide bulantısı ve rahatsızlık belirtileri gösteren çift, önce aile hekimine başvurdu. Verilen ilaçların ardından evlerine dönen çiftten Leman Banu Çolak'ın gece saatlerinde durumunun kötüleşmesi üzerine Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gidildi.
Hastane Hastane Dolaşan Zorlu Süreç
Sabaha kadar tedavi gören Leman Hanım, taburcu edildikten kısa süre sonra şikayetlerinin yeniden artması üzerine bu kez Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi'ne başvurdu. Burada da tedavi altına alınan Çolak, yapılan müdahalelerin ardından taburcu edildi. Yaşanan bu sağlık krizinin ardından Çolak ailesi, ilgili kurumlara resmi şikayette bulundu. Şikayet üzerine harekete geçen Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri, söz konusu işletmede detaylı bir inceleme başlattı.
Yapılan denetimlerde, restoranda son tüketim tarihi geçmiş ürün kullanıldığı kesin olarak tespit edildi. Bakanlık tarafından Fatih Çolak'a yapılan yazılı geri dönüşte, gıda güvenliği denetimlerinin 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında yürütüldüğü vurgulanarak, "İlgili kayıtlı başvurunuza istinaden 28 Ocak 2026 tarihinde işletmede resmi kontrol gerçekleştirilmiştir. Yapılan denetimde iş yerinde son tüketim tarihi geçmiş ürün tespit edilmiş olup, işletmeye gerekli yasal işlemler uygulanmıştır" ifadelerine yer verildi.
"Hafıza Kaybı Yaşadım ve Markadan Hiç Ses Çıkmadı"
Sağlıklarına kavuşan Çolak ailesi, yaşadıkları süreci ve sonrasını anlattı. Leman Banu Çolak, "Normalde dışarıda yemek yemeyi tercih etmiyoruz ama o gün acil bir işimiz vardı. Tanınmış, bilindik ve temiz bir yerde yemek yiyelim dedik. Tost yemiştik. 2-3 saat sonra rahatsızlandım. Aile hekimime gittim. Orada ilaç aldım ancak yeterli olmadı. Gece saatlerinde hastaneye gittik. O zamanları hiç hatırlamıyorum. Eve geldikten sonra tekrar başka bir hastaneye gittik. Yine serum ve ilaçlar aldım. Hafıza kaybı da yaşadım. İlk gittiğim hastaneyi hatırlamıyorum" dedi.
Eşinin zehirlenmeden kaynaklı kısa süreli hafıza kaybı yaşadığını belirten Fatih Çolak ise, "Bizim için zor bir süreçti. Acil durumdan kaynaklı yemek yiyelim dedik. Tost yemek istedik. Yemekten yaklaşık 3 saat sonra eşim mide bulantısı, kusma, karın ağrısı gibi şikayetleri nedeniyle aile hekimine gittik. Aile hekimi gıda zehirlenmesi olabileceğini söyledi. İlaçları kullandık. Gece saatlerinde eşimden halsizlik oldu. Yattığı yerden kalkamaz hale geldi. Böyle olmaz diyerek hastaneye gittik" şeklinde konuştu.
Mahkeme Yolu Açıklandı: "Toplum Adına Gerekli"
Çolak çifti, yaşanan olayın ardından MADO zincirinden herhangi bir iletişim veya özür gelmemesini büyük bir hayal kırıklığı olarak nitelendirdi. Fatih Çolak, "Bizim bir beklentimiz yoktu ama belki arayıp özür dilerler diye bekledik. Mantıklı bir açıklama beklemiştik. Hiçbir şekilde bizimle iletişime geçen olmadı. Bu olmasın istiyoruz. Toplum adına bunlar artık cesaret edemesin istiyoruz. İşletmelerin bu konuda dikkatli olmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Konuyu mahkemeye taşıyacaklarını kesin bir dille açıklayan Çolak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu konuya duyarlılık göstermek ve adli olarak yürütmek bizim için gerekli olan bir şey değil. Bu toplum adına gerekli olan bir durum. Bizim başımıza gelen geldi. Çok şükür atlattık. Bundan sonra ki süreçte insanların başına gelmemesi için haliyle bunun bedeli olması gerekiyor. Sürekli medyaya yansıyan zehirlenme vakaları oluyor. Bu haberler gördükleri halde işletmelerin önlem almadığını görmüş olduk. Bunları görünce bu işi bu halde bırakamayız. Bu sektörde hizmet veren kötü niyetli işletmelerin kendilerine çeki düzen vermesi için gerekli bütün yasal adımları atacağız."
Olay, gıda güvenliği konusunda zincir işletmelerde bile ciddi denetim eksiklikleri olabileceğini bir kez daha gözler önüne sererken, tüketicilerin hak arayışında yargı yolunu seçmelerinin önemini vurguluyor.