Antalya'nın Manavgat ilçesinde meydana gelen bir aile faciası, iki cana mal oldu. Hasan Ali Yıldız'ın (48) babası ve yengesine düzenlediği silahlı saldırıda ağır yaralanan yenge, 9 günlük yaşam mücadelesini kaybetti. Olay, aynı aileden bir hafta arayla gelen ikinci şiddet haberiyle daha da trajik bir boyut kazandı.
Silahlı Tartışma İki Can Aldı
23 Aralık 2025 tarihinde, Manavgat'ın Ulukapı Mahallesi'nde aile içinde çıkan bir tartışma, silahlı saldırıya dönüştü. Hasan Ali Yıldız, tartıştığı babası Ali Yıldız (75) ve yengesi Nora Dzuliashvili'ye (62) tabancayla ateş açtı. Her iki kurban da ağır yaralandı.
Olay yerine sevk edilen sağlık ve jandarma ekipleri, yaralıları ambulanslarla hastaneye kaldırdı. Saldırgan Hasan Ali Yıldız ise kendisini eve kilitledi. Yaklaşık 3 saat sonra, suç aleti tabancayla birlikte güvenlik güçlerine teslim oldu.
Arka Arkaya Gelen Ölümler
Ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan baba Ali Yıldız, saldırıdan bir gün sonra, 24 Aralık'ta hayatını kaybetti. Oğlu Hasan Ali Yıldız, adli işlemlerin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ancak trajedi burada bitmedi. Saldırıda ağır yaralanan Gürcü uyruklu yenge Nora Dzuliashvili, 9 gün boyunca tedavi gördüğü hastanede verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Dzuliashvili'nin ölümüyle, bu silahlı saldırıdaki can kaybı ikiye yükseldi.
Aileden Gelen İkinci Kanlı Haber
Bu kanlı olayın hemen öncesinde, aynı aileden bir başka şok edici haber daha gelmişti. Hasan Ali Yıldız'ın ağabeyi Ömer Yıldız (45), kardeşinin saldırısından sadece iki gün önce, 21 Aralık Cuma günü başka bir cinayete karışmıştı.
Mimar Sinan Mahallesi'ndeki iş yeri olan tekel büfesinde, birlikte alkol aldığı Abdulkadir Erkan (33) ve Süleyman Erten'i (52) ruhsatsız tabancayla vurarak öldüren Ömer Yıldız, olay sonrası polise teslim olmuştu. İş yerinden çıkarılırken çevredekilere, "İş yerime çökmek istediler, ondan öldürdüm" dediği aktarıldı.
Manavgat'ta yaşanan bu iki ayrı ancak aynı aileyi ilgilendiren şiddet olayı, toplumda derin bir üzüntü ve şok etkisi yarattı. Ailenin iki ferdi, bir hafta gibi kısa bir süre içinde farklı olaylarda tutuklanırken, toplam dört kişi hayatını kaybetti. Olayların ardındaki ailevi ve psikolojik dinamiklerin yanı sıra, silahlı şiddetin ulaştığı boyut bir kez daha gözler önüne serildi.