Fenomen Murat Övüç'ün Başörtülü Videosu Hapis İstemiyle Sonuçlandı
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı ve fenomen Murat Övüç hakkında hazırlanan iddianamede, 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianame, Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Soruşturma Başörtülü Video Paylaşımı Üzerine Başlatıldı
Olay, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin tespitiyle başladı. 'Bee Haber' rumuzlu hesabın, 'başörtüsü takan Murat Övünç, parmağındaki pırlanta yüzüğü adeta kameranın içine soktu' şeklinde bir paylaşım yapması üzerine soruşturma başlatıldı. Yapılan incelemeler ve düzenlenen bilirkişi raporu neticesinde, Murat Övüç'ün başında siyah ve kırmızı renklerden oluşan bir başörtüsü bulunduğu, sağ el yüzük parmağındaki yüzüğe dikkat çekecek şekilde öz çekim yaptığı ve arka fonda 'Nem Kaldı' isimli türkünün çaldığı tespit edildi.
Savunma ve İddianame Tespitleri
Murat Övüç, savunmasında videoyu yaklaşık iki yıl önce mizah amaçlı ve eğlendirmek için çektiğini, Instagram hesabında bu tür birçok video bulunduğunu ifade etti. Ancak, Cumhuriyet savcısı iddianamede önemli tespitlere yer verdi:
- İslam dininde başörtüsü, Allah'ın emrine uymak, mahremiyeti korumak, iffet ve haya ilkesi, dikkat çekici teşhirden kaçınmak amacıyla ilişkilendirilir.
- Kur'an ve fıkıhta başörtüsü bir rozet olarak tanımlanmaz; tesettür dini bir vecibe olarak kabul edilir ve Allah'a kulluk için örtünülür.
- Kısacası, İslam inancına göre tesettür bir sembol değil, dini bir yükümlülüktür.
İddianamede ayrıca, Murat Övüç'ün programcı Armağan Çağlayan'ın sunduğu bir programda 'Ben gay'im' ifadelerini kullandığı ve paylaşımlarında sergilediği beden dili, mimik, jest, giyim, hareketler, konuşma şekli ve hitap tarzının, toplumda yaygın olarak kabul gören erkek davranış kalıplarının dışında kadınsı davranış biçimlerinde olduğu gözlemlendi.
Toplumsal Etki ve Hukuki Değerlendirme
İddianamede vurgulanan diğer bir nokta, kadınsı hareketler sergileyen ve kendisini gay olarak tanımlayan şüphelinin, İslam dininin önemli vecibelerinden biri olan başörtüsü ile alay ettiğiydi. Tanınan bir kişi olması nedeniyle, paylaşımın geniş kitlelere ulaşarak toplumsal barışı zedeleme ve kamu düzenini bozma bakımından açık ve yakın tehlike oluşturduğu belirlendi. Ayrıca, şüphelinin paylaştığı videodaki eyleminin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği saptandı.
Bu gelişmeler, sosyal medya fenomenlerinin içerik üretirken dini değerleri gözetmesi gerektiği konusunda tartışmaları yeniden alevlendirdi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tamamladığı soruşturma, dijital platformlarda paylaşılan içeriklerin hukuki sınırlarını ve toplumsal etkilerini gözden geçirmeyi zorunlu kılıyor.