İSKİ'nin Altyapı Eksikliği Tarım Arazilerini Tehdit Ediyor
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), Sayıştay'ın defalarca yaptığı uyarılara rağmen gerekli önlemleri almadı. Bu durum, lağım sularının tarım arazilerine karışmasına neden oldu. Olay, İstanbul'un çeşitli bölgelerinde yaşanan ciddi bir çevre sorununu gözler önüne serdi.
Sayıştay Raporlarına Rağmen Harekete Geçilmedi
Sayıştay, son yıllarda İSKİ'ye yönelik hazırladığı raporlarda, altyapı sistemlerindeki eksikliklere dikkat çekmişti. Bu raporlar, lağım sularının kontrolsüz bir şekilde yayılma riskini vurguluyordu. Ancak İSKİ, bu uyarıları yeterince dikkate almadı ve gerekli iyileştirmeleri zamanında gerçekleştirmedi.
Sonuç olarak, yağışlı havalar ve sistem arızaları nedeniyle lağım suları, tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu arazilere sızdı. Bu durum, hem çevre kirliliğine hem de potansiyel sağlık risklerine yol açtı.
Çevre ve Sağlık Açısından Ciddi Riskler Oluştu
Lağım sularının tarım arazilerine karışması, toprak ve su kaynaklarının kirlenmesine neden oldu. Bu kirlilik, tarım ürünlerinin güvenliğini tehdit ederken, yerel halkın sağlığını da riske atıyor. Uzmanlar, kirli suyla temas eden sebze ve meyvelerin tüketilmesinin çeşitli hastalıklara yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Olayın yaşandığı bölgelerdeki çiftçiler, ürünlerinin zarar gördüğünü ve gelir kaybı yaşadıklarını ifade ediyor. Ayrıca, çevre aktivistleri, İSKİ'nin acilen önlem alması gerektiğini vurguluyor.
Gelecekte Benzer Sorunların Önlenmesi İçin Ne Yapılmalı?
Bu olay, kentsel altyapı sistemlerinin düzenli bakım ve modernizasyonunun önemini bir kez daha ortaya koydu. İSKİ'nin, Sayıştay'ın raporlarını ciddiye alarak aşağıdaki adımları atması gerekiyor:
- Altyapı sistemlerini acilen gözden geçirmek ve eksiklikleri gidermek.
- Lağım sularının kontrolsüz yayılmasını önleyecek yeni teknolojileri devreye sokmak.
- Tarım arazilerini korumak için çevre dostu çözümler geliştirmek.
- Halkı bilgilendirerek olası sağlık risklerine karşı önlem almak.
Sonuç olarak, İSKİ'nin bu soruna kalıcı bir çözüm bulması, hem çevrenin korunması hem de halk sağlığının güvence altına alınması açısından hayati önem taşıyor. Gelecekte benzer olayların yaşanmaması için yetkililerin zamanında ve etkili adımlar atması bekleniyor.