Uyuşturucu ve Fuhuş Soruşturmasında Şok İfadeler: İmamoğlu'nun Yakınlarına Yönelik Ağır İddialar
Uyuşturucu Soruşturmasında İmamoğlu'nun Yakınlarına Şok İddialar

Uyuşturucu ve Fuhuş Soruşturmasında Şok İfadeler: İmamoğlu'nun Yakınlarına Yönelik Ağır İddialar

Ünlülere yönelik uyuşturucu ve fuhuş soruşturması hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda verilen ifadeler, basına yansıdıkça kamuoyunu şoke etmeye devam ediyor. Son olarak Nilay Didem Kılavuz'un etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifade, geniş yer buldu. Kılavuz, İstanbul ile Dubai arasında kurulan fuhuş ağının detaylarını gözler önüne serdi.

Rabia Karaca'nın Çarpıcı İfadesi ve İsimler

Benzer şekilde, Rabia Karaca da uyuşturucu ve fuhuş sistemini tüm ayrıntılarıyla savcılığa anlattı. Ek ifadesinde ise CHP yönetiminin hala sahip çıktığı Ekrem İmamoğlu'nun yakın adamlarına yönelik iddiaları tek tek sıraladı. Karaca, Hüseyin Köksal, Murat Gülibrahimoğlu, Hakan Karanis, Tuncay Yılmaz, İbrahim Bülbüllü ve Fatih Keleş'in isimlerini vererek, anlattığı her şeyi fotoğraflarla belgelediğini ifade etti.

İddialara göre bu isimler, genç ve orta yaşlı kadınları bedenen ve ruhen sömüren bir uyuşturucu ve fuhuş ağı kurmuş. Tüm bu gelişmelere rağmen, sosyal medyadaki bazı muhalif kesimler, hala bu adamları savunmaya ve etkin pişmanlıktan yararlanan kadınlara hakaret etmeye devam ediyor.

Kadının Beyanı Esastır İlkesi ve Çelişkiler

Bir kadın için yaşadığı kirli ilişkileri anlatmanın kolay olmadığı, özellikle de herkesin dikkatle takip ettiği böyle bir soruşturmada bu sürecin daha da zorlaştığı vurgulanıyor. Mağduriyetlerini, nasıl kullanıldıklarını ve uyuşturucuya nasıl bulaştıklarını tüm detaylarıyla yargı makamına anlatan bu kadınların ifadeleri, basına yansıdıkça söz konusu çevrelerin dejenerasyonunu ortaya koyuyor.

Tüm bu gerçeklere rağmen, sosyal medyada İmamoğlu ve ekibini savunanların ideolojik körlük içinde olduğu belirtiliyor. Belediyenin paralarının nasıl harcandığının hesabını sormaları gerekirken, bu kadınları yalancılıkla suçlamaları dikkat çekiyor. Kadının beyanı esastır ilkesini ve İstanbul Sözleşmesi'ni savunanların, şimdi aynı ilkeleri çiğneyerek mağdur kadınları hedef alması tepki topluyor.

Madem kadının beyanı esastır, o zaman sosyal medyada bu kadınları suçlamak yerine, İmamoğlu'nun yakın çevresinin yaptıklarının sorgulanması gerektiği vurgulanıyor. İfadelerdeki iddiaların ciddiyeti, yargı sürecinin titizlikle ilerlemesini zorunlu kılıyor.

Tiyatro Duayeni Haldun Dormen'e Veda

Diğer yandan, Türk tiyatrosunun duayen ismi Haldun Dormen aramızdan ayrıldı. Kendisine Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. 2024'ün son ayında yapılan bir röportajda, enerjisiyle dikkat çeken Dormen, emeklilik konusunda Emekli olursam bu dünyadan giderim, emeklilik ölmeyi beklemek gibi bir şey demişti.

Son ana kadar üreten, tiyatromuz için yeni projeler hayal eden bu usta sanatçı, Türk kültürüne unutulmaz katkılarda bulundu. İyi ki bu topraklardan Haldun Dormen gibi bir değer geçti ve sanat dünyamızda derin izler bıraktı.