İzmir'de Yaşanan Acı Olayda Aile Vincin Faturasını Ödedi
İzmir'in Çiğli ilçesinde 1 Nisan tarihinde meydana gelen üzücü bir iş kazası, yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Çiğli Belediyesi personeli 38 yaşındaki Sabri Kılınç, İZSU Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi'nde görev yaparken hayatını kaybetti. Kılınç, atık dökümü sırasında kullandığı kamyonun çamur çukuruna yuvarlanması sonucu trajik bir şekilde yaşamını yitirdi.
Ailenin Acı Dolu İfadeleri ve Mali Yükü
Olayın ardından durumu fark eden aile, bölgeye bir vinç çağırarak Sabri Kılınç'ın cansız bedenine ulaşılmasını sağladı. Ancak bu süreçte ağır bir mali yükle karşı karşıya kaldılar. Acılı eş Ulkiye Kılınç, "Kamyonu ve eşimin cansız bedenini çamur dolu çukurdan çıkarmak için aile olarak 40 bin TL'ye vinç kiraladık" ifadelerini kullandı.
Baba Bekir Kılınç ise yaşadıkları zorluğu şu sözlerle aktardı: "Para bulamazsam evimi satacağım ama bu işin peşini bırakmayacağım. O faturayı da elimden alamazlar, savcılığa sunacağım." Aile, kazanın ihmal sonucu gerçekleştiğini iddia ederek İZSU'yu gerekli önlemleri almamakla suçladı.
Belediye Başkanı'nın İddiaları ve Belgelerle Çürütülmesi
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, ailenin ifadelerini yalanlayarak vincin İZSU görevlileri tarafından çağrıldığını ve ailenin ödeme yapmadığını öne sürdü. Ancak bu iddialar, somut belgelerle çürütüldü.
AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, vinç firması tarafından kesilmiş fatura ile ödeme makbuzunu paylaşarak Tugay'ın yalan söylediğini açıkça ortaya koydu. Çankırı, "Elimizde kapı gibi fatura var. Cemil Tugay yalan söylüyor. O acılı aile, belediyenin gelmeyen yardımını beklemek yerine vinci kendi buldu. O vincin bedelini İZBB değil, aile kendi cebinden ödedi" dedi ve Tugay'ı istifaya davet etti.
Siyasi Tepkiler ve Soru Önergesi
Olayın siyasi yansımaları da hızla genişledi. İZBB Meclisi'nde AK Parti Grubu, Sabri Kılınç'ın ölümüne ilişkin bir soru önergesi vererek ihmal iddialarının derinlemesine araştırılmasını talep etti. Bu gelişme, konunun yargı sürecine taşınması olasılığını güçlendirdi.
Yaşananlar, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve kurumların sorumluluk almaktaki isteksizliği konularını yeniden gündeme taşıdı. Ailenin yaşadığı maddi ve manevi zorluklar, toplumda geniş yankı uyandırarak yetkililerin hesap vermesini gerektiren bir süreci başlattı.



