TBMM bünyesinde kurulan ve çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesini araştıran komisyon, çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Konuyla ilgili olarak ilgili bakanlıklar arasında da koordinasyon toplantıları devam ediyor. Komisyonun nihai raporunun yanı sıra, mevzuatta yapılacak değişikliklerde bu bakanlıkların önerilerinin de yol gösterici olacağı ifade ediliyor.
Veri Entegrasyonu ile Erken Tespit Modeli
Yapılan görüşmelerde, "erken uyarı sisteminin kurulması" ve "önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi" ana hedef olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve TÜİK'in verilerinin tek bir sistem altında entegre edilmesi planlanıyor. Bu entegrasyon sayesinde, farklı kurumların elindeki idari veriler birleştirilerek, suça sürüklenme riski taşıyan çocuklar adli sürece dahil olmadan önce tespit edilebilecek ve izlenecek.
Koordinasyon toplantılarında yapılan değerlendirmeler, mevcut uygulamaların çocukları adli sistemle tanışmadan korumakta yetersiz kaldığını ortaya koydu. TBMM Komisyonu'nda ise milletvekilleri ve kurum temsilcileri, çocukları suça iten yoksulluk, okul terkleri, aile yapısındaki sorunlar ve ebeveyn işsizliği gibi risk faktörlerinin çok daha erken aşamada belirlenmesini sağlayacak yeni bir çerçeve üzerinde duruyor.
Risk Gruplarına Yönelik Özel Programlar
Bakanlıklar arası görüşmelerde önemle vurgulanan bir diğer konu ise, ailesinde suç geçmişi bulunan çocukların daha yüksek risk altında olduğu gerçeği. Bu nedenle, bu özel gruba yönelik sosyal destek ve izleme programlarının hayata geçirilmesi bekleniyor. Mevcut sistemdeki en büyük engellerden biri olarak görülen kurumlar arası veri paylaşımındaki sınırlılıkların aşılması, zamanında müdahale için kritik öneme sahip.
Okul Temelli Önlemler ve Yasal Tedbirler
Okul ile bağları kopan çocukların suça karışma ihtimalinin arttığı göz önünde bulundurularak, alınması gereken önlemler de şekilleniyor. Dezavantajlı bölgelerde rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, okul merkezli sosyal desteklerin artırılması ve okul çevrelerindeki güvenlik önlemlerinin önceliklendirilmesi öneriler arasında yer alıyor.
Ayrıca, mevcut Çocuk Koruma Kanunu'nda yer alan danışmanlık, eğitim, aile yanına teslim gibi koruyucu ve önleyici tedbirlerin uygulamada daha etkin bir şekilde hayata geçirilmesi için gerekli hazırlıkların yapılması gerektiği ifade ediliyor. Tüm bu çalışmalar, çocukları suçtan korumak için devletin tüm birimlerinin koordineli bir şekilde hareket edeceği kapsamlı bir stratejinin parçaları olarak değerlendiriliyor.