İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezlerinde Şiddet ve İstismar İddiaları: Aileler Hukuk Mücadelesine Başladı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Güzeltepe Çocuk Etkinlik Merkezi’nde ortaya çıkan şiddet ve istismar iddialarının ardından, kentin farklı ilçelerindeki ÇEM’lerde de benzer mağduriyetlerin yaşandığı belirlendi. Aileler, çocuklarının maruz kaldığı bu olaylar karşısında hem hukuki hem de idari süreçleri başlatarak adalet arayışına girdi.
Silivri’de Yaşanan Olay: Çocuk Masanın Altına Saklandı
Silivri’deki Yuvamız İstanbul ÇEM şubesinde 16 Eylül 2024’te meydana geldiği iddia edilen olayda, 4 yaşındaki Y.E.M.’nin ailesi, çocuklarının öğretmen tarafından şiddet gördüğünü fark etti. Çocuğun ifadesine göre, öğretmenin kızması üzerine korkuya kapılan Y.E.M., masanın altına saklandı. Buradan çıkmayı reddetmesi üzerine ayağından tutularak zorla çıkarılan çocuğun bacağında morluklar oluştu.
Olayın aileden gizlendiği, morlukların evde fark edilmesi sonucu çocuğun yaşadıklarını anlattığı kaydedildi. Aile, okulla yaptığı görüşmelerden sonuç alamayınca darp raporu alarak çocuğu okuldan aldı ve başka bir okula kaydettirdi, ardından dava açtı. Pedagog eşliğinde ifadesi alınan çocuğun, aylar geçmesine rağmen olayları net şekilde hatırladığı ve canının yandığını ifade ettiği belirtildi. Ailenin açtığı davayı kazandığı, öğretmenin ise görevden uzaklaştırıldığı ifade edildi.
Beylikdüzü’nde Kamera Kayıtları Gizlendi
Beylikdüzü Belediyesi’ne bağlı bir ÇEM’de çocuğunun şiddete maruz kaldığını söyleyen anne, yaşananları detaylı şekilde anlattı. Anne, çocuğunun kendisine “Anne, öğretmen beni çok dövüyor” demesi üzerine okul yönetiminden kamera kayıtlarını talep ettiğini belirtti. Süreci başından itibaren suçlayıcı bir dil kullanmadan yürüttüğünü vurgulayan anne, “Ben sadece kamera kayıtlarını izlemek istedim, belki çocuktur yanlış anlamıştır diye düşündüm” dedi. Ancak aradan günler geçmesine rağmen kendisine hiçbir geri dönüş yapılmadığını söyledi.
Aile, belediye yetkilileri ve avukatlarla yapılan görüşmelerden de sonuç alamayınca savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kamera kayıtlarının eksik ve kırpılmış şekilde gönderildiğini ifade eden anne, savcılığın devreye girmesiyle gerçek görüntülere ulaşıldığını aktardı. Anne, “Görüntülerde birden fazla şiddet anı tespit edildiği söylendi, dosyanın kapsamı sadece şiddetle sınırlı değil” sözleriyle süreci özetledi. Çocuklar D.A. ve D.O.A. için psikolojik destek talep edildiği, aile hakkında danışmanlık tedbir kararı alındığı öğrenildi. Anne, “Ben sadece çocuklarıma bunu yapanların hesap vermesini istiyorum” diyerek tepkisini dile getirdi.
Beylikdüzü’nde Bir Başka Vaka: Kreş Kapısında Kriz
Beylikdüzü Belediyesi’ne bağlı Yuvamız Beylikdüzü Hüseyin Tütüncü Gündüz Çocuk Bakımevi’nde eğitim gören 3 yaşındaki A.Ö.’nün ailesi, kreşte yaşandığını öne sürdükleri olaylar nedeniyle hukuki ve idari süreç başlattı. A.Ö.’nün 1 Eylül’de başladığı kreşte kısa süre sonra “kreşin kapısında kriz geçirdiği”, altına kaçırmalar yaşadığı ve yüzünde kızarıklıkların olduğu belirtildi.
Anne, 1 Ekim’de çocuğunun boynunda kızarıklıklar gördüğünü belirterek, “Bir anda şok oldum. Hemen videoya çektim. ‘Ne oldu oğlum senin boynuna?’ diye sordum. Çocuğum tam anlatamasa da ‘Ayşe yaptı, sıktı” dedi. Anne, durumu bildirdikleri okul yönetiminin öğretmenle görüştüklerini ve “çocuğun tek başına ağlarken kendine yapmış olabileceğini” söylediğini aktardı.
Kamera kayıtlarını talep eden aile, kayıtların “1-2 saate hazır olacağı” yanıtını aldıktan sonra darp raporu alarak süreci başlattı. Anne Özdemir, olayın ardından velilerin bulunduğu gruptan çıkarıldığını, başka ailelerin de benzer şikâyetler yaşadığını öğrendiğini söyledi. Bir süre sonra okul sorumlusu tarafından arandığını belirten Özdemir, “‘Üst kurumumuz kayıtları izledi, çocuğa kimse bir şey yapmamış, çocuk da kendine bir şey yapmamış” denildiğini aktardı. Ardından aileye gönderilen mailde, çocuğun “uyumsuz” olduğu gerekçesiyle kaydının silindiği bildirildi.
Bu vakalar, İstanbul’daki Çocuk Etkinlik Merkezlerinde çocuklara yönelik şiddet ve istismar iddialarının ciddiyetini ortaya koyarken, ailelerin hukuk mücadelesiyle adalet arayışı sürüyor. Süreçlerin takip edilmesi ve benzer olayların önlenmesi için yetkililerin harekete geçmesi bekleniyor.