İzmir'de Dijital Zorbalık Skandalı: Çocuklar Tehditle Telefon Ele Geçirip Sahte Bomba İhbarı Yaptı
İzmir'de yaşanan korkunç bir dijital zorbalık vakası, çocuklar arasında artan siber suçlar konusunda endişeleri yeniden gündeme getirdi. Geçen yıl, yaşları 14 ile 17 arasında değişen ve İzmir, Kars, Sakarya, Diyarbakır ile Antalya'da ikamet eden 5 çocuk, dijital oyunlar ve sosyal medya platformu "Discord" üzerinden tanıştıkları iki kız çocuğuna yönelik sistematik bir taciz ve tehdit kampanyası başlattı.
Tehditler ve Telefon Ele Geçirme
Olay, İstanbul Silivri'de yaşayan 15 yaşındaki A.S.T. ve D.A. isimli kız çocuklarının, sosyal medyada tanıştıkları bu çocuklardan çeşitli istekler almasıyla başladı. Taleplerinin reddedilmesi üzerine, şüpheliler kız çocuklarına ve ailelerine yönelik korku yaratıcı tehdit mesajları gönderdi. İkinci kez isteklerinin karşılanmaması durumunda, internet tabanlı bir arama uygulaması için gerekli olan doğrulama kodunu tehditle elde ettiler ve böylece mağdurların cep telefonu hatlarını ele geçirdiler.
Sahte Bomba İhbarı ve Havalimanı Karışıklığı
Telefon hatlarını kontrol altına alan şüpheliler, 26 ve 28 Temmuz tarihlerinde Adana ve Gaziantep'teki havalimanlarını arayarak "sahte bomba" ihbarında bulundu. Bu ihbarlar sonucunda, iki yolcu uçağı güvenli bölgelere çekildi ve yolcular tahliye edildi. Ancak yapılan incelemelerde ihbarların asılsız olduğu anlaşıldı, bu da büyük bir güvenlik karmaşasına ve maddi kayıplara yol açtı.
Soruşturma ve Yakalanmalar
İhbarların asılsız çıkmasının ardından başlatılan soruşturmada, polis telefon numaraları üzerinden mağdur kız çocuklarına ulaştı. İfadelerinde, sosyal medyada tanıştıkları 5 kişinin kendilerini tehdit ettiğini belirten mağdurlar, şikayetçi oldu. Bunun üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, M.E.İ (17), A.K.Ş (17), E.A.K (14), İ.B (15) ve M.A.Ö (17) isimli çocuklar gözaltına alındı. Şüphelilerden A.K.Ş tutuklanırken, diğerleri hakkında adli kontrol kararı uygulandı.
Dijital Kanıtlar ve Ses Kalınlaştırma Programı
Dijital materyaller üzerinde yapılan incelemeler, şüphelilerin kız çocuklarını tehdit ettiğini, doğrulama kodlarını aldığını ve sahte ihbarları gerçekleştirdiğini doğruladı. Ayrıca, ihbar anlarının kaydedildiği dijital kayıtlara ulaşıldı. Bu kayıtlarda, sanıkların ses kalınlaştırma programları kullanarak havalimanı görevlilerini yanılttığı ve bu anları birbirlerine izlettikleri belirlendi. Soruşturma, bu kişilerin yasa dışı veri panelleri üzerinden vatandaşların kişisel verilerine ve kredi kartı bilgilerine ulaştığını ve başka sahte ihbarlarda da bulunduklarını ortaya çıkardı.
Cezalar ve Yasal Süreç
Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, 1'i tutuklu 5 çocuk hakkında çok sayıda suçlamada bulunuldu. Savcılık, "çocukların kullanıldığı müstehcen yayınları ülkeye sokmak, çoğaltmak, satmak, nakletmek, ihraç etmek", "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak", "birden fazla kişi ile tehdit", "hava ulaşım aracının hareketini engellemek", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "suç uydurma" suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep etti. Savcı, sanıklar hakkında 17'şer yıldan 45'er yıla kadar hapis cezası istedi. Hazırlanan iddianame, İzmir 2. Çocuk Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Bu vaka, dijital platformlarda artan zorbalık ve siber suçların ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösterirken, çocukların internet güvenliği konusunda ebeveynlerin ve yetkililerin daha fazla önlem alması gerektiğini vurguluyor. İzmir'deki bu skandal, benzer olayların önlenmesi için yasal düzenlemelerin ve eğitim programlarının aciliyetini ortaya koymaktadır.



