Anadolu Adliyesi'nde Dolandırıcı Avukata Suç Üstü Operasyon ve Ağır Cezalar
İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat Serkan Korkmaz'ın, sahte tahliye belgeleri düzenleyerek müvekkillerini ve bir hükümlünün yakınlarını dolandırdığı davada karar çıktı. Mahkeme, Korkmaz'ı 13 milyon 500 bin lira para cezası ve 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca, 2 yıl süreyle avukatlık hak ve yetkilerini kullanmasının kısıtlanmasına karar verildi.
Dolandırıcılık Operasyonunun Detayları
İddiaya göre, cezaevinde dolandırıcılık suçundan hükümlü bulunan sevgilisini tahliye ettirmek isteyen Yasemin B., avukat Serkan Korkmaz ile anlaştı. Vekaletname vermeden danışmanlık almaya başlayan Yasemin B., kısa süre içerisinde büyük bir dolandırıcılığın mağduru oldu. Avukat Serkan Korkmaz, 16 Haziran 2025'te sahte tahliye evraklarıyla Anadolu Adliyesi'nde suçüstü yakalanarak gözaltına alındı. Hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından tutuklama kararı verildi.
Cezaevinde Devam Eden Dolandırıcılık Faaliyetleri
Cezaevinde de durmayan avukat, cezaevinde bulunan mahkum Ferhat S.'ye tahliye edeceğine dair sözler verdi. Tahliye olan Korkmaz, Ferhat S.'nin ailesinden, müştekilere verileceği iddiasıyla 1 milyon 300 bin lira aldı. Bu parayı 1. Sulh Ceza Hakimliği'ne yatırdığına dair sahte evraklar düzenleyen Korkmaz, belgeleri aileye gösterdi. Ancak müştekilerden 600 bin TL daha para talep edilmesi üzerine dolandırıldıklarını anlayan aile savcılığa başvurdu.
İkinci Suç Üstü Yakalanma ve Tutuklama
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçları Soruşturma Bürosu'nun yürüttüğü soruşturma kapsamında Korkmaz, adliyede para aldığı sırada polis ekiplerince ikinci kez suçüstü yakalandı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Bu operasyon, dolandırıcılık faaliyetlerinin ne kadar organize ve sürekli olduğunu gözler önüne serdi.
Mahkemenin Ağır Cezaları
Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanık Serkan Korkmaz, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Serkan Korkmaz hakkında 3 mağdura yönelik kendisini kamu görevlisi/banka çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçundan 10 yıl 6 ay hapis ve 45 bin gün karşılığı 13 milyon 500 bin TL adli para cezası verilmesine hükmetti. Kararda ayrıca sanığın 2 yıl süreyle avukatlık hak ve yetkilerini kullanmasının kısıtlanmasına hükmedildi.
Bu karar, hukuk sistemine olan güveni sarsan bu tür dolandırıcılık olaylarına karşı adaletin nasıl işlediğini gösteren önemli bir örnek teşkil etmektedir. Avukatlık mesleğinin itibarını zedeleyen bu tür davranışların ciddi yaptırımlarla karşılaşması, toplumda hukuka olan inancın korunması açısından büyük önem taşımaktadır.