Türkiye'yi aylardır meşgul eden ve 'yüzyılın dolandırıcılık davası' olarak anılan dosyada mahkeme, gerekçeli kararını kamuoyu ile paylaştı. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, banka müdürü Seçil Erzan ve suç ortakları hakkında verdiği ağır cezaların dayanaklarını açıkladı.
Sahte Fonla Milyonlarca Dolarlık Vurgun
Kararda, Seçil Erzan'ın şube müdürü olduğu bankanın itibarını ve imkanlarını kullanarak, mağdurları yüksek karlı gizli bir fona yatırım yapmaya ikna ettiği detaylandırıldı. Sadece özel müşterilerin kabul edildiği iddia edilen ve Fatih Terim gibi isimlerin de yer aldığı söylenen bu hayali fon, dolandırıcılık üçgeninin temelini oluşturdu.
Mahkeme tespitlerine göre Erzan, mağdurlardan topladığı paralar karşılığında bankanın antetli kağıtlarına basılmış, sahte kaşeli ve ıslak imzalı resmi görünümlü belgeler düzenleyerek güven sağlamıştı. Bu kapsamlı sahtecilik operasyonu, milyonlarca doların çalınmasının önünü açtı.
Mağdurlar Listesi Spor Dünyasının Yıldızlarıyla Dolu
Gerekçeli karar, dolandırıcılık şebekesinin hedef aldığı isimlerin listesini de netleştirdi. Türk sporunun önemli figürleri, bu düzeneğin başlıca mağdurları arasında yer aldı.
Maddi zarara uğrayanlar arasında Arda Turan, Emre Belözoğlu, Selçuk İnan, Volkan Bahçekapılı, Buse Terim ve Fernando Muslera gibi futbolcuların yanı sıra, iş insanları Bülent Çeviker ve Burhan Taşpolat da bulunuyor. Mahkeme, onlarca mağdurun milyonlarca dolar kaybettiğini hükme bağladı.
"Nitelikli Dolandırıcılık" ve Cezada Artırım
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, Seçil Erzan'ın savunmalarının hayatın olağan akışına uymadığını ve çelişkilerle dolu olduğunu vurguladı. Sanığın eylemlerinin Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-h maddesi uyarınca "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğuna hükmetti.
Kararda, sanıklar hakkında mağdur sayısının fazlalığı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması nedeniyle cezalarda önemli artırıma gidildiği kaydedildi. Bu kapsamda Seçil Erzan'a 102 yıl 4 ay hapis cezası ile 753 bin 880 lira adli para cezası verildiği hatırlatıldı.
Mahkeme, Erzan'ın eylemleriyle genel olarak mağdurların iradelerini sakatladığı sonucuna vardı. Tarafların, söz konusu karara karşı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf başvurusu yapma hakları bulunuyor. Davanın seyri, bu olası başvuruların sonucuna göre şekillenmeye devam edecek.