Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Eğitim Fakültesi'nden Prof. Dr. Gökhan Deniz, Türkiye'nin biyolojik zenginliğini korumak için uygulanan caydırıcı idari para cezalarını açıkladı. 2026 yılı verilerine göre, nesli tehlike altında olan bir endemik bitkiyi veya hayvanı iyi niyetle dahi koparmanın veya tahrip etmenin cezası 699 bin 245 Türk Lirası olarak belirlendi.
Biyokaçakçılık Tehdidi ve Koruma Önlemleri
Prof. Dr. Deniz, Türkiye'nin yaklaşık 10 bin bitki türüne ev sahipliği yaptığını ve bunların 3 bin kadarının endemik olduğunu vurguladı. Ancak bu eşsiz zenginliğin biyokaçakçılık riski altında olduğuna dikkat çekti. Deniz, "Doğada sadece birkaç yüz bireyini görebildiğimiz bir türün, aynı yıl Avrupa'daki bir internet sitesinde yumrusu veya tohumunun satılırken görülmesi son derece üzücü" ifadelerini kullandı.
Bu nedenle, koruma altındaki türlerin net koordinat bilgilerinin gizli tutulduğunu belirten Deniz, yurt dışından gelen araştırma taleplerine karşı da temkinli olduklarını söyledi. Bu hassas verilerin kamu kurumları dışında hiçbir kişi veya kuruluşla paylaşılmadığının altını çizdi.
"Balkona Taşımak İyi Niyetli Bile Olsa Sonuç Değişmez"
Prof. Dr. Gökhan Deniz, vatandaşların sıklıkla yaptığı bir hataya da değindi. Kum zambağı, orkide ve salep gibi endemik bitkilerin doğadan alınıp balkon veya bahçeye taşınmasının, bitkinin ölümüyle sonuçlandığını açıkladı. "Bu türler binlerce yıldır bulundukları bölgenin ekolojik koşullarına adapte olmuştur. Onları farklı bir yere taşımak, iyi niyetli bile olsa, onları kaybetmemize neden olur" dedi.
Habitat Tahribatının Cezası 3.5 Milyon TL
Bireysel bitki koparmanın yanı sıra, onların yaşam alanlarına verilen zararın cezası çok daha ağır. Prof. Dr. Deniz, bir habitatı tahrip etmenin, izinsiz yapılaşma veya faaliyette bulunmanın cezasının 3 milyon 496 bin 768 Türk Lirasına kadar çıkabileceğini vurguladı.
Deniz, doğal zenginliklerden sürdürülebilir şekilde faydalanmanın yolları olduğunu da sözlerine ekledi: "Doğaya zarar vermeden, doku kültürü gibi modern yöntemlerle üretim yapılabilir ve bu ülke ekonomisine katkı sağlar. Ancak biyokaçakçılığa ve doğal varlıklarımızın yasa dışı sömürülmesine kesinlikle geçit yok."
"Bilim İnsanları Bile İzinsiz Örnek Alamaz"
Konuyla ilgili en çarpıcı uyarı ise bilimsel çalışma yürütenler için bile geçerli olan katı kurallarla ilgili. Prof. Dr. Deniz, "Bilimsel çalışma yapan akademisyenler bile Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan gerekli izinleri almadan doğadan tek bir örnek dahi toplayamaz" diyerek, mevzuatın ne kadar sıkı olduğunu gözler önüne serdi.
Vatandaşlara da büyük sorumluluk düştüğünü belirten Deniz, özellikle doğada bitki veya hayvan toplarken görülen yabancı uyruklu kişilerin derhal kolluk kuvvetlerine (jandarma veya polise) bildirilmesi gerektiğini söyledi. "Türkiye floristik açıdan bir açık hava müzesidir. Bu zenginliği korumak hepimizin ortak görevidir" çağrısında bulundu.