Bodrum'da Yakalanan 'Maradona' Lakaplı Uyuşturucu Baronu Belçika'ya İade Edildi
İnterpol tarafından tüm dünyada kırmızı bültenle aranan ve "Maradona" lakaplı uyuşturucu baronu Flamur Sinanaj, 4 yıl önce Bodrum'da yakalandıktan sonra nihayet Belçika'ya iade edildi. Arnavut vatandaşı olan Sinanaj'ın, Belçika'da 2021 yılında ele geçirilen 3,2 ton kokainin sahibi olduğu ve çetenin 17 milyon Euro'sunu zimmetine geçirdiği iddia ediliyor.
Organize Suç Örgütünün Avrupa'daki Faaliyetleri
Avrupa'da örgütlü bir suç çetesi, Güney Amerika'dan ton balığı ve çimento gibi ürünler taşıyan konteynerlerin içine gizlenmiş kokaini, Belçika'nın Antwerp Limanı'na sevk etmeye başladı. Kokainin çeşitli kimyasallarla saf hale dönüştürülmesinin ardından ortaya çıkan büyük miktardaki atıklar da yine konteynerlerle taşınarak imha ediliyordu. 2021'de konteynerleri taşımak için görevlendirilen Hollandalı bir kamyon şoförünün ihbarıyla harekete geçen polis, 24 çete üyesini yakalarken, tam 3,2 ton kokain ele geçirdi.
Çete Liderlerinin Tespiti ve Kaçışları
Suç örgütlerinin kullandığı mesajlaşma trafiğini takibe alan polis, çetenin liderlerinin "Maradona" lakaplı Arnavut vatandaşı Flamur Sinanaj ve Sırbistan'ın önde gelen suç örgütlerinden 'Skaljari' çetesi üyelerinden Bosnalı arkadaşı Sani al Murdaa olduğunu tespit etti. Yapılan araştırmada, iki uyuşturucu baronunun 2019'da Antwerp'ten Dubai'ye kaçtığı ortaya çıktı. Arnavutluk Yolsuzluk ve Organize Suçlarla Mücadele birimi, çetenin 400 milyon Euro değerindeki tüm malvarlığına el koydu. Çetenin 17 milyon Euro'sunu zimmetlerine geçirdiği gerekçesiyle haklarında ölüm emri verilen Sinanaj'ın ise daha sonra Türkiye'ye kaçtığı belirlendi.
Türkiye'de Yakalanması ve İade Süreci
Hakkında uluslararası düzeyde yakalama kararı çıkartılan çete liderlerinden Flamur Sinanaj, 7 Ağustos 2022'de Bodrum'da bir otelde yakalandı. Belçika hükümetinin iade talebini değerlendiren mahkeme, Sinanaj'ın iadesine karar verdi. Sinanaj, işlemlerin tamamlanmasıyla üç yıl aradan sonra geçtiğimiz hafta, Türk İnterpolü tarafından gizli bir şekilde Belçika'ya iade edildi. Bu gelişme, uluslararası uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.



