Asrın Felaketinin Üçüncü Yılında Yaralar Sarılıyor, Acılar Dinmiyor
Türkiye, 6 Şubat 2023 sabahı tarihinin en büyük felaketlerinden biriyle sarsıldı. Kahramanmaraş merkezli depremler, binlerce insanın hayatını kaybetmesine, şehirlerin yerle bir olmasına ve milyonlarca kişinin bir anda evsiz kalmasına neden oldu. Aradan geçen üç yıla rağmen, acılar hâlâ ilk günkü tazeliğini korurken, enkazların yerini yavaş yavaş yeniden kurulan şehirler almaya başladı. Asrın felaketi olarak hafızalara kazınan bu depremlerde, resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişi yaşamını yitirdi. Geride kalanlar ise hem kayıplarının yasını tutuyor hem de hayata yeniden tutunmak için mücadele ediyor.
Yeniden İnşa Sürecinde Önemli Adımlar Atıldı
Depremin ardından geçen üç yıllık süreçte, 11 ilde kapsamlı yeniden inşa çalışmaları yürütüldü. Bu çalışmalar kapsamında, yaklaşık yarım milyon konutun tamamlanmasıyla birlikte 2 milyona yakın kişi yeniden evlerine kavuştu. Kahramanmaraş, Gaziantep ve Malatya gibi şehirlerde toplamda 936 iş yeri inşa edildi. Eğitim alanında ise önemli gelişmeler kaydedildi; 13 bin 321 derslik yeniden yapılırken, 2 bin 776 derslik güçlendirildi.
Sağlık altyapısının yenilenmesi de öncelikli konular arasında yer aldı. Bu kapsamda, 5 bin 123 yatak kapasiteli 109 sağlık tesisi tamamlandı ve kamu hastanelerinin toplam yatak kapasitesi 27 bin 503'e yükseltildi. Ayrıca, bölgedeki hayvan yetiştiricilerine canlı hayvan ve arılı kovan desteği sağlanarak, kırsal yaşamın yeniden canlandırılması hedeflendi.
Depremzedeler Acılarıyla Yaşamaya Devam Ediyor
Depremzedeler, kaybettikleri yakınlarının acısını yüreklerinde taşımaya devam ederken, devlet destekli çalışmalarla hayatlarını yeniden kurmaya çalışıyor. Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde yaşayan Zeki Tahiroğlu, deprem anında yaşadığı çaresizliği ve bugün geldiği noktayı anlattı. 6 Şubat'ta ailesine ulaşamayınca gece saat 04.30 sıralarında Antakya'ya doğru yola çıktığını belirten Tahiroğlu, kenti gördüğü ilk anları şu sözlerle ifade etti:
"Sabah namazı vaktiydi. Gün yeni ağarıyordu, şehir yok olmuştu."
Annesini enkazdan sağ olarak kurtardıklarını, ancak babasını kaybettiklerini söyleyen Tahiroğlu, "Etrafımızda o kadar çok enkaz altında kalan insan vardı ki… Babamdan ses gelmiyordu. O noktada vefat ettiğini kabullendik. Yan taraftan sesler geliyordu, onları kurtarabildik" dedi. Yaşadıklarının ardından uzun süre kendine gelemediğini belirten Tahiroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"O günler kıyamet gibiydi. Babamı defnettikten sonra Allah bana bir sükûnet verdi. Kendime geldim ve İHH'daki görevime devam ettim. Hatay'ın her yerine yardımlar ulaştırdık. Üzerinden üç yıl geçti ama acı hâlâ içimizde. Her hatırladığımızda gözlerimiz doluyor. Depremde vefat edenlere şehit gözüyle bakıyoruz. Acımız hiç geçmeyecek ama sabrediyoruz."
Hatay Sanayisi Yeniden Ayağa Kalkıyor
Depremi birebir yaşayan sanayici Muhteşem Genç ise felaketin hem iş hem de özel hayatlarında derin izler bıraktığını ifade etti. Hatay sanayisinin büyük ölçüde yıkıldığını belirten Genç, "Deprem sonrası Antakya Küçük Sanayi Sitesi'ndeki dükkânımıza geldik, her yer yerle bir olmuştu. Atölyemizin ayakta kalan bölümünde hayatımızı sürdürdük. Dükkan kuramadık ama çalışmaya devam ettik" dedi.
Deprem korkusunun hâlâ sürdüğünü dile getiren Genç, "Hatay yeniden ayağa kalkıyor. Binalar yapılıyor. Yeniden başlıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Bu süreçte, hem fiziksel hem de psikolojik olarak toparlanmanın zaman aldığını vurgulayan Genç, bölge halkının dayanışma içinde olduğunu da sözlerine ekledi.
Üç yılın ardından, yeniden inşa çalışmaları hız kesmeden devam ederken, depremzedelerin yaşadığı acılar ve kayıplar hafızalardaki yerini koruyor. Sürecin, hem maddi hem manevi olarak tam anlamıyla tamamlanması için daha alınacak çok yol olduğu belirtiliyor.