Asrın İnşasına Tanık Oldum: Deprem Bölgesinde 19 Gün ve 3 Yıllık Değişim
Şubat 2023'te meydana gelen yıkıcı depremlerin hemen ardından Kayseri'den yola çıkarak Kahramanmaraş'a giden SABAH gazetesi muhabiri Ali Altuntaş, bölgede geçirdiği 19 gün boyunca yaşadıklarını ve son 3 yılda depremin harap ettiği şehirlerdeki dönüşüme dair izlenimlerini paylaşıyor. Altuntaş'ın anlatımı, hem o karanlık günlerin acı hatıralarını hem de umut verici yeniden yapılanma sürecini gözler önüne seriyor.
Dağ Yarılması ve Unutulmaz Manzaralar
Kahramanmaraş'a giriş yaptığı anda, hayatı boyunca asla unutamayacağı bir manzarayla karşılaştığını belirten Altuntaş, şehrin adeta bir can pazarına dönüştüğünü ifade ediyor. Yağan yağmur altında trafiğin tamamen kilitlendiğini, sokakların moloz yığınlarıyla dolduğunu aktarıyor. Depremin merkez üssü Pazarcık'a doğru yola koyulduğunda, kent merkezinde telefon hatlarının yalnızca iki dakika ile sınırlandırıldığını hatırlıyor.
Narlı Mahallesi yakınlarında çalışan bir baz istasyonu bulup aracının içinde laptop ile haber ve fotoğrafları gazetesine geçmeye başladığı sırada, 7.6 büyüklüğündeki Elbistan merkezli ikinci büyük depremin meydana geldiğini anlatıyor. Sarsıntı sırasında çaresizliği iliklerine kadar hissettiğini vurgulayan Altuntaş, Elbistan depreminin merkez üssü olan Gözbaşı köyünde deprem dağının adeta ikiye yarıldığını gözlemliyor. 10 metre genişliğinde ve 3 kilometre uzunluğundaki bu dev yarığı ilk fotoğraflayan gazeteci olmanın derin etkisini taşıdığını belirtiyor.
Hüzün ve Sevince Ortak Olma Deneyimi
Kahramanmaraş'ta geçirdiği 19 gün boyunca hem yaşananlara doğrudan tanıklık ettiğini hem de elinden geldiğince yaralara merhem olmaya çalıştığını dile getiriyor. Aradan geçen 3 yılda defalarca Kahramanmaraş'a gittiğini ve "Asrın İnşası" projesi kapsamındaki çalışmaları sahada yakından izleme fırsatı bulduğunu ekliyor. Evlerinde ziyaret ettiği depremzedelerin hem hüznüne hem de yeni yuvalarına taşınma sevinçlerine ortak olduğunu ifade ederek, bu sürecin insani boyutuna dikkat çekiyor.
Altuntaş'ın deneyimleri, depremin yarattığı fiziksel ve duygusal yıkımın yanı sıra, toplumsal dayanışma ve yeniden inşa çabalarının önemini vurguluyor. Asrın İnşası projesinin bölgede nasıl bir umut ışığı olduğunu gösteren bu hikaye, Türkiye'nin toparlanma sürecine dair değerli bir perspektif sunuyor.