Ailesinin Kaybını Bir Fotoğrafla Öğrendi: 'Yıkıldık, Cehennemdeyiz'
Kahramanmaraş merkezli olarak yaşanan ve 11 ili derinden etkileyen depremler, Türkiye'nin yakın tarihine silinmez bir yara olarak kazındı. Asrın felaketi olarak adlandırılan 6 Şubat depreminin üzerinden tam üç yıl geçti. Hatay'ın Antakya ilçesinde binlerce yapının yıkıldığı o karanlık gecede, Gövce ailesine de ateş düştü. 6 Şubat depremlerinde eşi ve iki kızını kaybeden Mümtaz Gövce, yaşadığı acı dolu anları paylaştı.
Deprem Anında İstanbul'daydı
Özel sektörde çalışan ve işi dolayısıyla depremin olduğu dönemde İstanbul'da bulunan Mümtaz Gövce, "Felaket yaşandığında işim sebebiyle İstanbul'da kız kardeşimde kalıyordum. Eşim ve kızlarımsa Antakya'daki evimizdelerdi" dedi. Sabahın erken saatlerinde, saat 4.30 civarında kardeşi tarafından uyandırıldığını ve deprem haberini aldığını belirten Gövce, ilk anda alışılmış bir durum gibi tepki verdiğini ifade etti. Ancak olayın ciddiyetini, ailesine ulaşamayınca anladığını ve hemen yola çıktığını söyledi.
Acı Haber Bir Fotoğrafla Geldi
Mümtaz Gövce, apartmanda hak sahibi olanlardan birinin WhatsApp grubuna attığı tek kare fotoğrafla binalarının yıkıldığını öğrendi. "Gruba bir fotoğraf geldi. Altına da 'Başınız sağ olsun, yıkıldık, cehennemdeyiz' yazmış. Acı haberi o şekilde aldım" diyerek yaşadığı şoku anlattı. Depremden yaklaşık 10 saat sonra Antakya'ya vardığında, her yerin toz, duman ve yıkıntılarla kaplı olduğunu, sisli bir ortamda korku filmi gibi bir manzara ile karşılaştığını belirtti. Kimsenin ne yapacağını bilemediği o anlarda, gördüğü kareler karşısında gerçeklik algısının bozulduğunu ifade etti.
Enkazda Yaşanan İlk Kayıp
Enkazda üst katta yaşayan bir polis memurunun eşine ulaştıklarını anlatan Gövce, "Elini tutabiliyorduk ancak çok üşüyordu. Montları ateşte ısıtıp veriyorduk. Sabaha karşı kaybettik. Ölüm nedir ilk kez orada anladım" sözleriyle duygularını paylaştı. Yedinci günde, el işleme dantel bir perdeye ulaşıldığında, bunun kendi dairesine ait olduğunu fark etti. Önce kızı Elif Eylül'ün, ardından Ece ve Sena'nın çıkarıldığını, ancak stetoskopla nabız kontrolü yapıldığında hayatta olmadıklarını öğrendi.
Tatil Hayali Acı Bir Anıya Dönüştü
Mümtaz Gövce, o sene ailecek ilk kez tatil yapmayı planladıklarını ve gemi tatili hayali için para biriktirdiklerini söyledi. "Hatta depremden bir gece önce telefonda bunu konuştuk. Biletleri alacaktık" ifadelerini kullanarak, yaşanan trajedinin plansız bir şekilde hayallerini sonlandırdığını vurguladı. Bu acı dolu hikaye, depremin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda derin duygusal yaralar bıraktığını gözler önüne seriyor.