Van'da Meydana Gelen 5,2 Büyüklüğündeki Deprem Değerlendirildi
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Afet Yönetimi ve Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Sacit Mutlu, Van'da saat 08.52'de meydana gelen 5,2 büyüklüğündeki depremle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Mutlu, depremin orta büyüklükte olduğunu ve zaman zaman bölgede bu tür sarsıntıların yaşanabildiğini ifade etti.
Depremin Konumu ve İlişkilendirme
Sarsıntının kent merkezinin kuzeyindeki Ermişler Mahallesi civarında meydana geldiğini belirten Mutlu, şu ifadeleri kullandı: "Bu depremi 2011 Van depremiyle ilişkilendiremeyiz. Bu yanlış olur. Bunu bir öncü deprem olarak da değerlendiremeyiz. Vatandaşlarımızın bu anlamda endişeye veya korkuya kapılmasını gerektirecek bir durum söz konusu değildir."
Bölgenin Tektonik Yapısı ve Çalışmalar
Mutlu, merkez olarak bölge genelinde aktif fayları tanımlamaya yönelik birçok çalışma yürüttüklerini anlattı. Doğu Anadolu Bölgesi'nin "sıkışma (kısalma) bölgesi" olarak adlandırılan bir konumda yer aldığını vurguladı. Van YYÜ, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, AFAD ve Belediyeler Birliği ile 3 yıl önce başlattıkları "Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi: Yüksekova-Şemdinli Fay Zonu, Başkale, Erciş ve Tutak Fayı Projesi"ni geçen yıl tamamladıklarını belirtti.
Aktif Faylar ve Tehlike Derecelendirmesi
Bu çalışmada fayların kayma hızını ve deprem tekrarlanma aralıklarını ortaya koymaya çalıştıklarını ifade eden Mutlu, şunları kaydetti:
- Van'ın hemen güneydoğusunda yer alan Yüksekova-Şemdinli Fay Zonu üzerinde ciddi derecede bir gerilme birikimi mevcut.
- Kuzeyinde sol yanal karakterli Başkale Fay Zonu bulunmaktadır.
- Bu fay zonları, Van Gölü ve çevresini etkileyebilecek şekilde paralel uzanım gösteriyor.
- Bölgede yaklaşık 20'ye yakın aktif fay bulunuyor.
Bireysel Afet Yönetiminin Önemi
Mutlu, bugün meydana gelen depremin beklenen, rutin tektonik süreçler içinde yer aldığını ve toplumun korkmasını gerektirecek bir durum olmadığını söyledi. Ancak şu noktaya dikkat çekti: "Bireysel anlamda afet yönetimini bilmemiz gerekiyor. Toplumsal hafızayı, afet farkındalığı açısından güncel tutmamız büyük önem taşıyor. Özellikle yapı stoklarıyla ilgili durum da kritik bir konudur. Her vatandaşın kendi yapısıyla ilgili risk ve tehlike durumunu bu çerçevede değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum."



