İstanbul Bahçelievler'de 16 yaşındaki Hüseyin Asil'in öldürülmesine ilişkin hazırlanan 839 sayfalık 'Casperlar' iddianamesi, suç örgütlerinin korkunç yöntemlerini gözler önüne serdi. İddianameye göre, çete, suça sürüklenen çocukları online oyunlar üzerinden ağlarına düşürüp İstanbul'daki hücre evlerine yerleştiriyordu.
Online Oyun Tuzağı ve Hücre Evleri
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, örgüt elebaşının İsmail Atız, yöneticilerinin ise İsmayil Göleli, Hüseyin Kaan Akkuş, İsa Doğan, Mehmet Erhan Atız, Serhat Başakçi ve Süleyman Doğan olduğu kaydedildi. Örgütün, 2020 sonrasında Atız liderliğinde yeniden yapılandığı ve 2021 itibarıyla yurt dışı merkezli yönetildiği belirtildi.
Örgütün üye kazanmak için tüm yöntemlere başvurduğu, bu kapsamda online oyun sitelerini aktif olarak kullandığı vurgulandı. Şüpheli Batıkan K.'nın ifadesi bu yöntemi tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Batıkan K., "Mobil legend" isimli online oyun üzerinden tanıştığı, kendisini "Burak" olarak tanıtan kişinin onu İstanbul'a davet ettiğini, iş ve barınma imkanı vaat ettiğini anlattı. Yüz yüze hiç görüşmedikleri bu kişinin attığı konuma giden Batıkan K., bir hücre evine yerleştirildi. Değerlendirmelerde, "Burak" kod adlı kişinin örgüt yöneticisi İsmayil Göleli olduğu anlaşıldı.
Bahçelievler Cinayeti ve Çocuk Tetikçiler
İddianamedeki en çarpıcı detaylardan biri, 6 Mart 2025 tarihinde Bahçelievler'de işlenen cinayetin planlanma süreciydi. 'Casperlar' örgüt yöneticileri, rakip grup 'Daltonlar'ın üyesi olduğunu iddia ettikleri 16 yaşındaki Hüseyin Asil'i öldürmek için bir plan yaptı. Bu plan kapsamında, yaşları 16 ile 20 arasında değişen üç kişi belirlenerek Bahçelievler'deki bir hücre evine yerleştirildi.
Bu kişilerden biri olan Ömrüm K.'nın ifadeleri, cinayet öncesi ve anına dair kan dondurucu bir tablo çizdi. Ömrüm K., örgüt yöneticisi İsa Doğan'ın talimatıyla hücre evine alındığını, telefonunun ve kartlarının elinden alındığını belirtti. Cinayet günü, İsa Doğan'ın diğer şüpheli Bekir İ.'yi arayarak "abi hedef çıktı, sana atacağım konuma koş" talimatını verdiğini aktardı.
Olay yerine giden şüphelilerden Batıkan K.'ya, Hamuş Atız tarafından "eğer ateş etmezsen seni sokağın başına kadar havaya uçururum" şeklinde tehdit edildiği öğrenildi. Ömrüm K., hedef gözetmeden üç el ateş ettiğini, kimin vurulduğunu görmediğini ifade etti. Olay yeri incelemeleri, şüphelilerin iki ayrı gruba ayrılarak kurbanlara seri şekilde ateş ettiklerini gösterdi.
Çocuklar Neden Örgüte Katılıyor?
İddianamede, suça sürüklenen çocukların örgüte katılım nedenlerine de dikkat çekildi. Aile içi ilgi eksikliği, şiddet, ekonomik zorluklar, eğitimsizlik veya denetimsizlik gibi faktörlerin çocuğun suça meylini artırdığı vurgulandı. Bu çocukların, ailesi ve çevresinde saygınlık kazanma, kendini ispatlama ve sosyal hayatta bir yer edinme amacıyla örgüte gönüllü oldukları tespit edildi.
Ayrıca, örgüt yöneticilerinin yönettiği sosyal medya hesaplarındaki propagandanın, fiziksel ve ruhsal sorunlar yaşayan gençler üzerinde etkili olduğu kaydedildi. Örgütün, 'Daltonlar' grubuna gözdağı vermek için pankart açıp sosyal medyada paylaşmak gibi yöntemlerle de üyelerini etki altında tuttuğu anlaşıldı.
839 sayfalık iddianame, organize suç örgütlerinin toplumun en savunmasız kesimi olan çocukları nasıl hedef aldığını ve dijital dünyanın bu amaçla nasıl kullanıldığını tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. İstanbul merkezli bu operasyon, benzer yapılanmalara karşı alınması gereken önlemlerin aciliyetini bir kez daha hatırlattı.