Kağıthane'de Kalaşnikoflu Suikast: 9 Saat Pusuda Beklediler, GPS Takibi Şoke Etti
Kağıthane'de GPS'li suikast: 9 saat pusuda beklediler

İstanbul'un Kağıthane ilçesinde, cezaevinden yeni tahliye olan bir genç, son derece planlı ve soğukkanlı bir suikast sonucu hayatını kaybetti. Saldırganların kurbanlarını günlerce GPS cihazı ile takip ettiği ve olay günü tam 9 saat boyunca pusuda bekledikleri ortaya çıktı.

37 Mermi ile Hedef Alındı

Olay, 15 Ocak Perşembe günü saat 11.30 sıralarında Kağıthane Hamidiye Mahallesi'nde meydana geldi. Yaklaşık 10 gün önce cezaevinden çıkan 25 yaşındaki Burak Tunçel, 34 HUB 246 plakalı aracına binmek üzereyken, yan tarafta park halindeki araçtan aniden açılan ateşle karşılaştı. İkisi kalaşnikof kullanan üç saldırgan, Tunçel'in üzerine toplam 37 mermi sıktı.

Kulak, boyun, göğüs ve sırt bölgesinden isabet alan Burak Tunçel, olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırganlar ise olaydan hemen sonra hızla uzaklaşarak izlerini kaybettirdi.

GPS ile Adım Adım Takip ve 9 Saatlik Pusu

Emniyet birimlerinin yaptığı teknik ve fiziki incelemeler, suikastın ne kadar detaylı planlandığını gözler önüne serdi. Araştırmalara göre, zanlılar Burak Tunçel'in aracının altına bir GPS (sinyal takip cihazı) yerleştirerek günler boyunca hareketlerini takip etti.

Daha da çarpıcı olan ise olay günü yaşananlardı. Saldırganlar, Tunçel'in evinden çıkıp aracına binmesini beklemek için sabah saat 03.00'te pusu kurmayı planladıkları noktaya gelmiş ve tam 9 saat boyunca araç içinde bekleyerek anı sabırla beklemişlerdi.

Araç Yakıldı, Üç Şüpheli Gözaltında

Saldırı sonrası kaçan şüphelilerin, kullandıkları siyah renkli otomobili, izlerini kaybettirmek amacıyla Kemerburgaz-Göktürk bölgesinde ateşe verdiği tespit edildi. Polisin titiz çalışması sonucu, saldırıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen 3 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma derinleştirilerek olayın arka planı ve motivasyonu araştırılıyor.

Hayatını kaybeden Burak Tunçel'in kabarık bir suç geçmişi olduğu öğrenildi. Tunçel'in, uyuşturucu madde kullanmak, açıktan hırsızlık ve mala zarar verme gibi çeşitli suçlardan toplam 12 suç kaydı bulunuyordu ve yakın zamanda cezaevinden tahliye olmuştu. İstanbul'da organize suç grupları arasındaki hesaplaşmaların bir sonucu olarak değerlendirilen olay, kent güvenliğine dair endişeleri bir kez daha gündeme getirdi.