Adana'da Eski Eş Şiddeti: Dilan Öztürk 'Yaşamak İstiyorum' Dedi
Adana'da yaşayan 32 yaşındaki biyolog Dilan Öztürk, eski eşi Ali K. tarafından uğradığı şiddet olayının ardından hayata tutunma mücadelesi veriyor. Öztürk, geçtiğimiz 26 Mart tarihinde, çocuklarının gözleri önünde bacaklarından vurulduğunu belirterek, "Çocuklarımı yetiştirebilmek için yaşamak istiyorum" dedi.
3 Yıllık Boşanma Sonrası Tehditler ve Uzaklaştırma Kararı
Dilan Öztürk, Ali K. ile 3 yıl önce boşandığını, ancak eski eşinden sürekli tehditler aldığını ifade etti. Bu tehditler üzerine hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığını söyleyen Öztürk, evliliğinin ikinci ayından itibaren hem psikolojik hem de fiziksel şiddete maruz kaldığını vurguladı. "Aynı zamanda aldatıldım. Hayatında başka biri olduğunu ve onunla evlenmek istediğini söyledi" diyerek yaşadığı ihaneti anlattı.
Çocukların Gözü Önünde Gerçekleşen Silahlı Saldırı
Olay günü, Öztürk'ün 5 ve 7 yaşındaki çocuklarını okula götürmek için evden çıktığı sırada, eski eşi Ali K.'nin karşısına çıktığını belirtti. "Şimdi seni öldüreceğim" diyerek bacaklarına ateş eden saldırgan, daha sonra silahı başına doğrulttu. Ancak bir komşunun araya girmesiyle ateş edemedi. Polise "Kazayla oldu" diyen Ali K. tutuklandı.
Öztürk, boşanma aşamasında da çocuklarının yanında kafa atılarak bayıltıldığını, telefonunun sürekli arandığını ve kapısına insanlar gönderildiğini ekledi. Yaşanan bu travmatik olayın, çocuklarında ciddi psikolojik etkiler bıraktığını söyledi.
Dilan Öztürk'ün Endişeleri ve Yaşam Mücadelesi
Dilan Öztürk, hem kendi can güvenliği hem de çocuklarının sağlığı konusunda derin endişeler taşıdığını dile getirdi. "Çocuklarımda travma oluştu. Çocuklarımın ve kendimin can sağlığından endişe duyuyorum" ifadelerini kullandı. Bu zorlu süreçte, çocuklarını yetiştirebilmek için hayata sıkı sıkıya tutunduğunu vurgulayarak, toplumsal farkındalığa dikkat çekti.
Olay, aile içi şiddetin ne kadar tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yetkililer, benzer vakalara karşı önlemlerin artırılması gerektiğini belirtirken, mağdurların destek mekanizmalarına erişiminin önemini vurguluyor.



