Antalya'da Eşini Bıçakla Yaralayan Sanığa İyi Hal İndirimi ve Cezanın Ertelenmesi
Eşini Bıçaklayan Sanığa İyi Hal İndirimi ve Cezanın Ertelenmesi

Antalya'da Eşini Bıçakla Yaralayan Sanığa Mahkemeden Tartışmalı Karar

Antalya'da yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran bir aile içi şiddet davasında hukuki süreç tamamlandı. Eşi Ümit İ. tarafından boğazından bıçakla yaralanan Sabiha Ç.'nin maruz kaldığı şiddet olayı, mahkeme kararıyla sonuçlandı. Ancak verilen karar, mağdur kadın ve toplumda derin bir hayal kırıklığına neden oldu.

Olayın Acı Detayları ve Mağdurun Çilesi

Olay, 26 Mayıs 2024 tarihinde Antalya'da meydana geldi. Çocuk sahibi olma hayali kurarken hayatının kabusa döndüğünü ifade eden Sabiha Ç., eşi Ümit İ. tarafından boğazından bıçakla yaralandı. Saldırı sırasında ayrıca darp edildi ve saçları koparıldı. Bu vahşi saldırı, mağdurun fiziksel ve psikolojik olarak ciddi şekilde etkilenmesine yol açtı.

Sabiha Ç., yaşadığı travmayı "Can güvenliğim yok" sözleriyle ifade ederek, adalet sisteminden beklentilerini dile getirdi. Olay, SABAH gazetesi tarafından kamuoyuna duyuruldu ve şiddetin boyutları gözler önüne serildi.

Mahkemenin Kararı ve Tartışmalı Uygulamalar

Mahkeme, sanık Ümit İ.'nin eylemlerini iki ayrı suç başlığında değerlendirdi. Sanık, eşini bıçakla yaraladığı ve kemik kırığına neden olduğu gerekçesiyle "Kasten Yaralama" suçundan 1 yıl 16 ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca tehdit eylemleri nedeniyle de 1 yıl 15 gün hapis cezasına hükmedildi.

Ancak mahkemenin uyguladığı "iyi hal" indirimi ve cezaların ertelenmesi kararı, mağdur Sabiha Ç.'yi bir kez daha yıktı. Bu karar, aile içi şiddet davalarında adaletin nasıl tecelli ettiği konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu.

Toplumsal Tepkiler ve Adalet Arayışı

Karar, özellikle kadına yönelik şiddetle mücadele eden sivil toplum kuruluşları ve toplumun geniş kesimleri tarafından eleştirildi. İyi hal indiriminin bu tür ciddi suçlarda uygulanması, şiddet mağdurlarının adalet sistemine olan güvenini sarsıcı bir etki yaratıyor.

Uzmanlar, aile içi şiddet davalarında cezaların caydırıcı olması gerektiğini vurgulayarak, bu tür indirimlerin şiddet eğilimini artırabileceği uyarısında bulunuyor. Mağdur Sabiha Ç.'nin yaşadığı psikolojik travmanın, verilen cezanın ertelenmesiyle daha da derinleştiği belirtiliyor.

Bu dava, Türkiye'de aile içi şiddetle mücadelede yasal süreçlerin ve cezai yaptırımların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Mağdurların adalet arayışı ve toplumsal farkındalığın artırılması, bu tür trajedilerin önlenmesi için kritik önem taşıyor.