İstanbul'da Çocuk Etkinlik Merkezi'nde İstismar İddiaları Büyüyor: Mağdur Sayısı 5'e Yükseldi
İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi'nde İstismar İddiaları

İstanbul'da Çocuk Etkinlik Merkezi'nde İstismar İddiaları Büyüyor: Mağdur Sayısı 5'e Yükseldi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Güzeltepe Çocuk Etkinlik Merkezi'nde (ÇEM) yaşanan istismar ve darp iddialarına yenileri ekleniyor. Yeni Şafak gazetesinin 3 yaşındaki U. isimli çocuğa yönelik taciz iddiasını gündeme taşımasının ardından, 26 Ocak tarihinde Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuran 6 yaşındaki M.'nin annesi, "Benim çocuğum da benzer olaylar yaşadı" diyerek kurum hakkında şikayette bulundu. Aynı ÇEM'deki mağdur çocuk sayısı 5'e yükselirken, farklı yaş gruplarındaki çocuklara ait beyanların örtüşmesi, skandalın boyutunu gözler önüne serdi.

Aynı Spor Öğretmeni İddiası

Yeni Şafak'ın ulaştığı şikayette, kurumda spor hocası olarak çalışan Ö.D.'nin çocuğu istismar ettiği ifade edildi. Savcılığa verilen şikayet dilekçesinin ardından Çocuk İzlem Merkezi'ne (ÇİM) götürülen M., yaşadığı korku dolu anları tek tek anlattı. Çocuğun ifadeleri, olayın ciddiyetini ortaya koyarken, ailenin daha önce de merkezdeki tuhaflıklardan şüphelendiği öğrenildi.

ÇEM'den 'Arkadaşı Yaptı' Açıklaması

Silik otizm tanısı olan M.'nin kulağı morarmış halde eve geldiği, olayla ilgili annenin ÇEM yönetimiyle irtibata geçse de tatmin edici bir yanıt alamadığı belirtiliyor. Annenin ısrarları sonrası ÇEM yönetimi, morluklar için "Arkadaşı yaptı" şeklinde savunma yaparken, ne eğitim saati öncesi ne de sonrası aileye bilgilendirme yapılmadığı tespit edildi. ÇEM yönetiminin anneye söylediği 'akran saldırısı'yla ilgili herhangi bir tutanak tutulmadığı ifade edilirken, U.'ya taciz skandalı patlayınca aile suç duyurusunda bulunmaya karar verdi. Anne, çocuğu M. ile aralarında geçen diyalogların yer aldığı ses kayıtlarını da başsavcılığa teslim etti.

Davranışlarda Değişiklikler Gözlendi

Kulak morarması olayından sonra çocuğun davranışlarında ciddi farklılıklar yaşanmaya başladı. Özellikle tuvalette bir canavar olduğunu anlatan minik M., buraya yalnız başına gitmek dahi istemedi. Okula gitme konusunda da zorluk çıkarmaya başlayan küçük çocuk ile ilgili ÇEM yönetimi ise aileye "Çok iyi gidiyor" gibi dönüşlerde bulundu. Morluklar sebebiyle kafasında soru işaretleri olan anne, çocuğun özel durumu nedeniyle ilişiği kesme konusunda ikilemde kaldığını ifade etti.

ÇİM İfadesinde Her Şeyi Anlattı

Ailenin Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayetinin ardından Çocuk İzlem Merkezi'ne götürülen M.'nin anlattıkları ise kan dondurdu. Küçük çocuk o anları şöyle anlattı: "Ön özel bölgemi spor öğretmenim sıkıyordu. Öğretmenim benim mememi, arka özel bölgemi, dudağımı ve ön özel bölgemi sıkıyordu. Sıktığında canım çok acıdı. Benim ön özel bölgem çok acıyor dedim. Benim ön özel bölgemi spor öğretmenim acıttı. Özel bölgemi, bütün özel bölgemi acıttı, vurdu, eliyle vurdu, vurmaları benim kıyafetimin içinden oldu. Kakamı yaptığım yere eliyle dokundu. Dokunduğunda canım yanmadı, içine girecek şekilde dokundu." Çocukların beyanlarının örtüşmesi, iddiaların güçlenmesine neden oldu.

Avukat Açıklaması ve Süreç

Savcılığa sunulan dilekçenin ardından gazetenin ulaştığı Minik M.'nin avukatı Canan Koç, yargı sürecinin titizlikle yürütüldüğünü belirterek, "Savcılıktaki süreç devam etmektedir. Genel olarak ilk mağdur ve müvekkilin beyanı uyumludur. Bu aşamada hem mağdur sayısında hem de şüpheli sayısında artış yaşanması ihtimali söz konusudur. Konuya ilişkin ayrıntılı açıklama iddianame sonrası yapılacaktır" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, soruşturmanın genişleyebileceğine işaret ediyor.

Öğretmenin 'Anlatma' Baskısı

Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan ses kayıtlarında yer alan ifadeler ise vicdanları sızlatıyor. Minik M. ile annesinin söz konusu olayla ilgili yaptığı konuşmalarda şu ifadeler dikkat çekiyor:

  • Anne: Öğretmenin nereye dokundu, ne yaptı?
  • M: Hayır onu anlatmıyoruz ki…
  • Anne: O mu söyledi anlatmıyoruz diye?
  • M: Evet
  • Anne: Ne dedi peki, bilmiyorum demenizi mi istedi?
  • M: Evet
  • Anne: Peki özel bölgene mi dokundu, parmağını mı soktu?
  • M: Evet
  • Anne: Başka bir şey yaptı mı peki, öptü mü seni?
  • M: Öptü
  • Anne: Nereni?
  • M: İzin alarak öptü
  • Anne: Tamam nereni öptü?
  • M: Yanağımı
  • Anne: Annelerinize söylemeyin gibi bir şey söyledi mi?
  • M: Evet
  • Anne: Ne dedi?
  • M: Zaten bunları yanlışlıkla yapıyor.
  • Anne: Yanlışlıkla yapıyordu, özel bölgelerine yanlışlıkla mı dokunuyordu?
  • M: Hı hı, o yüzden polisi aramana gerek yok.

Bu diyaloglar, çocuğun anlatmaması için kandırıldığını gösteriyor.

Duygusal Baskı ve ÇİM Raporu

Küçük çocuğun Çocuk İzlem Merkezi'ndeki (ÇİM) ifadeleri de kan donduran cinsten. Okulda görevli olan bazı öğretmenlerin "Eğer birine anlatırsan sana küseriz" diyerek silik otizm tanılı çocuğu duygusal açıdan baskı altına alarak susturduğu ifade ediliyor. Çocuk İzlem Merkezi'nde minik M. ile yapılan görüşmede, çocuğun iletişime açık, yöneltilen soruları anlayıp uygun ve tutarlı yanıt verebildiği anlatıldı. Çocuğun gerçek ve yalan ayrımı yapabildiğine dikkat çekilen ÇİM raporunda, anlatımlarda çevresel detaylara yer verebildiğine işaret edildi. Mağdur çocuğun istismardan bahsederken çekinceli davrandığı belirtilirken, bu durumun tahkikat evrakında geçen "konudan kimseye bahsetme, bahsederse herkesin ona küseceği" yönündeki söylemlerle uyumlu olduğu da vurgulandı. Bu gelişmeler, İstanbul'daki çocuk etkinlik merkezlerinde denetim ve güvenlik önlemlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.