14 Yaşındaki Kız Çocuğunun Taciz Davasında Beraat Kararına Bakanlık İtiraz Edecek
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Hatay'da 14 yaşındaki bir kız çocuğunun 60 yaşındaki bir adam tarafından taciz edildiği iddialarına ilişkin davada mahkemenin verdiği beraat kararına itiraz edeceğini resmen açıkladı. Bakanlık, bu kararın ardından kamuoyuna yönelik bir açıklama yayınlayarak sürecin detaylarını paylaştı ve çocuğun yüksek yararını korumak için gerekli tüm adımları attığını vurguladı.
Olayın Başlangıcı ve Bakanlığın Müdahalesi
Olay, 4 Eylül 2025 tarihinde emniyet birimlerine yansıdı ve Hatay İl Müdürlüğü derhal harekete geçti. Bakanlık yetkilileri, olaydan hemen sonra aileyle iletişime geçerek düzenli ziyaretler gerçekleştirdi. Bu süreçte, çocuğun psikolojik sağlığını desteklemek amacıyla psikososyal destek ve diğer danışmanlık tedbirleri uygulamaya konuldu. Ayrıca, Bakanlık avukatları davaya ilk andan itibaren müdahil olarak süreci yakından takip etti.
Beraat Kararı ve Bakanlığın Tepkisi
24 Mart'ta mahkeme, sanık hakkında beraat kararı verdi. Bu karar, basın yayın organları ve sosyal medyada geniş yankı buldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kararın ardından yaptığı açıklamada, "24 Mart'ta sanık hakkında mahkeme tarafından verilen beraat kararına Bakanlık olarak itiraz edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız" ifadelerini kullandı. Bakanlık, çocuk istismarına karşı "sıfır tolerans" ilkesi doğrultusunda hareket ettiğini ve çocuğun ile ailesinin yanında olmaya devam edeceğini belirtti.
Bakanlığın Aldığı Tedbirler ve Gelecek Adımlar
Bakanlık, olayın başından beri çocuğun korunmasına yönelik kapsamlı bir yaklaşım sergiledi. Psikososyal destek hizmetleriyle çocuğun travmasının azaltılması hedeflenirken, avukatlar aracılığıyla hukuki süreç titizlikle izlendi. İtiraz sürecinin başlatılmasıyla birlikte, Bakanlık, davada adaletin sağlanması için hukuki mücadeleyi sürdüreceğini vurguladı. Bu durum, çocuk hakları konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Sonuç olarak, Hatay'daki bu vaka, çocuk istismarı davalarında devletin koruyucu rolünün önemini ortaya koyuyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın itiraz kararı, benzer olaylarda adalet arayışının devam edeceğine dair bir işaret olarak değerlendiriliyor. Kamuoyu, sürecin takipçisi olmaya devam ederken, çocuğun ve ailesinin desteklenmesi öncelikli hedef olarak öne çıkıyor.



