5 Eyaletten Trump Yönetimine Sosyal Fon Dondurma Davası
5 Eyalet Trump'a Sosyal Fon Dondurma Davası Açtı

Demokrat Partili beş eyaletin başsavcıları, eski Başkan Donald Trump'ın yönetimine karşı önemli bir hukuki adım attı. Kaliforniya, Colorado, Minnesota, Illinois ve New York eyaletlerini temsil eden başsavcılar, federal yönetimin belirli sosyal güvenlik fonlarını dondurma kararını mahkemeye taşıdı.

Davanın Hukuki Dayanağı ve Talepler

Başsavcılar, New York Güney Bölgesi Bölge Mahkemesi'nde açtıkları davada, Trump yönetiminin bu hafta içinde aldığı fon dondurma kararını "anayasaya aykırı yetki suistimali" olarak nitelendirdi. Davacılar, mahkemeden Trump yönetimine, söz konusu fon dondurma işlemini derhal durdurması ve bloke edilen kaynakları serbest bırakması yönünde talimat vermesini talep ediyor.

New York Başsavcısı Letitia James yaptığı açıklamada, "En savunmasız aileler, bu (Trump) yönetimin kaos ve intikam kampanyasının yükünü taşıyor" ifadelerini kullandı. James, dondurulan fonların eyaletlerdeki en kırılgan kesimlere yönelik hayati programları finanse ettiğinin altını çizdi.

Hangi Fonlar Donduruldu?

Trump yönetimi, söz konusu beş eyalete yönelik olarak üç önemli federal sosyal yardım programının fonlarını askıya aldı. Dondurulan fonlar şu programlara aitti:

  • Çocuk Bakımı ve Geliştirme Fonu
  • Muhtaç Aileler için Geçici Yardım (TANF)
  • Sosyal Hizmetler Blok Hibesi

Bu fonlar, ilgili eyaletlerde çocuklara ve düşük gelirli ailelere yönelik destek programlarını finanse etmek amacıyla kullanılıyor. Federal hükümetin bu hamlesi, söz konusu programların devamlılığını riske atıyor.

Eyaletlerin Tepkisi ve Sonuçları

Kaliforniya Başsavcısı Rob Bonta, dondurulan sosyal fonun yaklaşık yarısının kendi eyaletindeki programları desteklediğini açıkladı. Bu durum, kararın eyalet bütçeleri ve sosyal hizmet ağları üzerinde yaratacağı doğrudan ve ağır etkiyi gözler önüne seriyor.

Davacı başsavcılar, Trump yönetiminin bu hareketinin yalnızca yasal olmadığını, aynı zamanda siyasi bir misilleme niteliği taşıdığını iddia ediyor. Davanın, federal yönetimin eyaletlere yönelik sosyal harcama yetkilerini keyfi bir şekilde kısıtlayıp kısıtlayamayacağı konusunda önemli bir emsal oluşturması bekleniyor. Mahkeme sürecinin, binlerce savunmasız aile ve çocuğun geleceğini doğrudan etkileyecek bir sonuç doğuracağı ifade ediliyor.