ABD yönetimi, İran'da devam eden protestolar ve artan güvenlik risklerini gerekçe göstererek ülkede bulunan Amerikan vatandaşlarına acil tahliye çağrısında bulundu. Resmi bir güvenlik uyarısı yayınlayan Washington, vatandaşlarından İran'ı derhal terk etmelerini istedi.
ABD'nin Acil Tahliye Uyarısı
ABD'nin Tahran'daki Sanal Büyükelçiliği tarafından yayımlanan açıklamada, ülkede bulunan Amerikalılara net bir mesaj verildi. Açıklamada, "İran'dan hemen ayrılın. Ayrılamıyorsanız, evinizde ya da başka bir güvenli binada emniyetli bir yere geçin." ifadeleri kullanıldı. Yetkililer, vatandaşların Washington'un yardımına ihtiyaç duymadan kendi çıkış planlarını yapmalarını talep etti.
Beyaz Saray'dan Sert Mesaj
Konuyla ilgili açıklama yapan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Başkan Donald Trump'ın İran konusunda öncelikli tercihinin diplomasi olduğunu vurguladı. Ancak Leavitt, ABD'nin askeri güç kullanma seçeneğini de her zaman masada tuttuğunun altını çizdi. Bu açıklama, bölgedeki gerilimin diplomatik kanalların yanı sıra başka boyutlara da evrilebileceği sinyalini verdi.
İran'daki Protestolar ve Ağır bilanço
İran'da 28 Aralık 2025 tarihinde Tahran Büyük Çarşı'da esnafın başlattığı protestolar, kısa sürede ülkenin birçok kentine yayıldı. Olaylarla ilgili resmi bir açıklama gelmezken, İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) tarafından bugün, yani gösterilerin 16. gününde yayımlanan raporda çarpıcı rakamlar paylaşıldı.
Rapora göre, protestolar sırasında hayatını kaybedenlerin sayısı 646'ya ulaştı. Ölenler arasında 133 emniyet görevlisi ve 1 savcı bulunuyor. Can kayıplarının 9'u ise 18 yaşın altındaki bireylerden oluşuyor. Ayrıca, gösteriler nedeniyle 10 bin 721 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.
Şiddet olaylarının ve polis müdahalesinin artması üzerine, İran yönetimi 9 Ocak tarihinde ülke genelinde internet erişimini kesti. Bu durum, hem ülke içi hem de ülke dışı iletişimi büyük ölçüde sekteye uğrattı.
ABD'nin bu acil tahliye çağrısı, İran'daki iç siyasi gerilimin ve güvenlik ortamının uluslararası boyutlara taşındığını gösteriyor. İki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir kriz dönemine işaret eden bu gelişmeler, bölgesel istikrar açısından da endişe yaratıyor.