ABD'de Siyonizm Çatlağı Büyüyor: İran Savaşı Tepkileri ve Mossad İddiaları
ABD'de, İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırının dördüncü gününde, siyasi ve toplumsal çatlaklar derinleşiyor. Siyonistlerin peşinden kirli bir savaşa girildiğine dair eleştiriler, "Bize karşı tehdit yoktu. Ateşin ortasında kaldık" sesleriyle birleşerek Washington yönetimini baskı altına alıyor. İran'ın misilleme saldırıları, ABD'nin müttefiki olan Körfez ülkelerini hedef alırken, içerideki tartışmalar da şiddetleniyor.
'Tehdit Yoktu' İtirafları ve Gerekçe Sorunu
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrail'in planladığı saldırıyı önceden öğrenmelerinin ardından İran'a saldırdıklarını ve eylemin Amerikan askerlerini olası misillemeden korumayı amaçladığını ifade etti. Bu açıklama, "ABD'yi İsrail savaşa zorladı" şeklinde yorumlandı. Wall Street Journal gazetesindeki haberde, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran'a saldırılarda gerekçe olarak sunduğu "Bize saldıracaklardı" tehdidinin "yakın zamanlı" olmadığı kaydedildi. Senatör Mark Warner da "İran'dan ABD'ye yönelik yakın bir tehdit yoktu" diyerek itirazını dile getirdi.
Trump yönetimi içerisinde savaşa gerekçe olarak sürekli farklı açıklamalar gelmesi de eleştiri konusu oldu. "İran'ın nükleer programını yok edeceğiz", "Rejimi değiştireceğiz", "Amacımız İran'ın füze kapasitesini dağıtmak" ya da "Amacımız İran'ın komşularına saldırmasını engellemek" gibi ifadeler, "ABD'nin herhangi bir İran planı yok" eleştirilerini beraberinde getirdi.
Savaşın Uzun Süreceği Endişeleri ve Trump'ın Açıklamaları
ABD Başkanı Trump, dün yaptığı açıklamada, "(İran'ın) Hava savunmaları, hava kuvvetleri, donanmaları ve liderleri yok oldu. Konuşmak istediler. 'Artık çok geç' dedim" ifadelerini kullandı. Buna karşılık, İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Ali Muhammed Naini, "Düşman sürekli cezalandırıcı saldırıları beklemek zorunda; cehennemin kapıları anbean ABD ve İsrail'in üzerine daha da fazla açılacak" diyerek sert bir yanıt verdi. ABD'liler, Trump'ın daha önce belirttiği gibi savaşın kısa sürmeyeceğine dair endişelerini dile getiriyor.
Trump, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Oval Ofis'te yaptığı görüşmede, ABD'yi İran'la savaşa İsrail'in soktuğu yönündeki görüşlere katılmadığını belirtti. "Aslında onları (İsrail'i) ben zorlamış olabilirim. Benim görüşüm, onların (İran'ın) ilk saldırıyı yapacağı yönündeydi. Biz saldırmazsak onlar saldıracaktı, ilk saldırıyı onlar yapacaktı" dedi. Trump ayrıca, gerekirse ABD donanmasının en kısa sürede Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlere refakat etmeye başlayacağını kaydetti.
Mossad Ajanlarına Dair İddialar ve Körfez'deki Gerginlik
ABD'li gazeteci Tucker Carlson, Katar ve Suudi Arabistan'da "bombalı saldırı planlayan" İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad ajanlarının gözaltına alındığını iddia etti. Carlson, İsrail'in Körfez ülkelerini "rakibi" görmesi sebebiyle bu ülkelere zarar vermek istediğini ileri sürdü. İsrail'in bu zararı kaos ve kargaşa yaratarak oluşturmak istediğini belirten Carlson, İran'ın Suudi Arabistan'a kendilerinin saldırmadığını söylediğini hatırlattı. Dolayısıyla, Aramco'ya saldırının ardında da Mossad'ın olduğu düşünülüyor.
İsrail'in amacının, İran ile Körfez'i, dolayısıyla Sünni-Şii savaşını başlatmak olduğu yorumları yapılıyor. Bu iddialar, bölgedeki gerginliği daha da artırırken, ABD içindeki tartışmaları da körüklüyor. Washington yönetimi, hem dış politikada hem de iç siyasette artan baskılarla karşı karşıya kalıyor.



