Beyaz Saray, İran'daki gelişmeler karşısında ABD'nin tutumunu netleştirdi. Sözcü Karoline Leavitt, Başkan Donald Trump'ın öncelikli tercihinin diplomasi olduğunu, ancak askeri güç kullanma seçeneğini de masada tutmaktan çekinmediğini duyurdu.
Diplomasi İlk Tercih, Ama Askeri Güç Tehdidi Devrede
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, gazetecilerle yaptığı soru-cevap toplantısında İran konusunu değerlendirdi. Leavitt, ABD'nin İran'daki protestoları yakından izlediğini ve Başkan Trump'ın bu konuda tüm seçenekleri değerlendirdiğini vurguladı.
"Askeri güç kullanmaktan korkmuyoruz" diyen Leavitt, Trump'ın göstericilere yönelik şiddet durumunda İran hedeflerine askeri müdahale tehdidini yerine getirmekten çekinmeyeceğinin altını çizdi. Ancak yine de başkanın asıl tercihinin Tahran yönetimiyle diplomatik kanalları açık tutmak olduğunu sözlerine ekledi.
Hava Saldırıları da Seçenekler Arasında
Leavitt, Trump'ın liderlik tarzına dikkat çekerek, "Başkan Trump'ın çok iyi olduğu bir şey, her zaman tüm seçeneklerini masada tutmaktır. Hava saldırıları, başkomutan için masada bulunan seçeneklerden biridir, ancak diplomasi her zaman başkanın ilk tercihidir" ifadelerini kullandı.
İran rejimiyle çeşitli görüşmeler yürüttüklerini aktaran Beyaz Saray Sözcüsü, Tahran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamalar ile özel kanallardan ilettikleri mesajlar arasında fark olduğunu belirtti. Leavitt, "Ancak Başkan, gerekli gördüğü takdirde askeri seçenekleri kullanmaktan çekinmediğini gösterdi ve bunu İran'dan daha iyi bilen kimse yok" şeklinde konuştu.
İran'daki Protestoların Arka Planı
Bu açıklamaların arka planında, İran'da 28 Aralık 2025 tarihinde başlayan ve ülke geneline yayılan protestolar yer alıyor. Tahran Büyük Çarşı'da, yerel para biriminin değer kaybı ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle esnafın başlattığı gösteriler, kısa sürede diğer kentlere sıçradı.
Gösterilerdeki kayıplara ilişkin resmi bir açıklama gelmezken, İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) tarafından 11 Ocak'ta (protestoların 15. günü) yayımlanan raporda çarpıcı veriler paylaşıldı. Rapora göre, hayatını kaybedenlerin sayısı 544'e ulaştı. Bu sayının içinde 37 emniyet görevlisi, 1 savcı ve 8'i çocuk (18 yaş altı) olmak üzere sivil kayıplar bulunuyor. Ayrıca, 10 bin 681 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.
ABD yönetiminin sert açıklamaları, bu geniş çaplı protestolar ve yaşanan can kayıpları karşısında şekilleniyor. Beyaz Saray'ın mesajı net: Diplomasi yolu tercih ediliyor, ancak askeri güç kullanımı ihtimali de tamamen ortadan kaldırılmış değil.