ABD'nin 2026 Milli Savunma Stratejisi: 'Önce Amerika, Güç Yoluyla Barış, Sağduyu' İlkesiyle Yeni Dönem
ABD'nin 2026 Savunma Stratejisi: 'Önce Amerika' İlkesi

ABD'nin 2026 Milli Savunma Stratejisi: 'Önce Amerika, Güç Yoluyla Barış, Sağduyu' İlkesiyle Yeni Dönem

ABD'nin 2026 Milli Savunma Strateji Belgesi, dünya güvenlik politikalarında önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Belgede, "Amerikalıların çıkarlarına yönelik en ciddi tehditleri ele almaya öncelik vereceğiz" ifadesiyle yeni bir yaklaşım benimsendiği vurgulanıyor. Bu strateji, Başkan Donald Trump'ın liderliğinde hazırlanarak, uluslararası ilişkilerde "güç yoluyla barış" politikasını temel alıyor.

Stratejinin Temel İlkeleri ve Hedefler

Belge, ABD'nin savunma politikalarını dört ana başlık altında topluyor. Bu başlıklar, ülkenin gelecek dönemdeki askeri ve diplomatik önceliklerini net bir şekilde ortaya koyuyor:

  1. ABD Anavatanını Savunmak: Sınır güvenliği ve iç tehditlere karşı kapsamlı önlemler.
  2. Çin'i Hint-Pasifik'te Çatışma Değil Güçle Caydırmak: Bölgesel dengeleri korumaya yönelik diplomatik ve askeri stratejiler.
  3. ABD Müttefikleri ve Ortaklarıyla Yük Paylaşımını Artırmak: NATO ve diğer ittifaklarda sorumluluk dağılımının yeniden düzenlenmesi.
  4. ABD Savunma Sanayi Üssünü Güçlendirmek: Yerli üretim ve teknolojik yeniliklerle askeri kapasitenin artırılması.

Bu hedefler doğrultusunda, "Önce Amerika" mottosuyla, ulusal çıkarların ön planda tutulacağı belirtiliyor.

Çin ve Rusya'ya Yönelik Politikalar

Strateji belgesinde, Çin'in "dünyanın en güçlü ikinci ülkesi" olarak tanımlandığı ve ABD için önemli bir rakip olduğu ifade ediliyor. Çin'in askeri yapılanmasının hızı ve kalitesine dikkat çekilirken, Batı Pasifik'teki operasyonel yeteneklerinin artması endişe kaynağı olarak görülüyor. Belgede, Çin ile doğrudan çatışmadan kaçınılacağı, ancak güç dengesi sağlanarak caydırıcılığın korunacağı vurgulanıyor.

Rusya ise, NATO'nun doğu üyeleri için "kalıcı ancak yönetilebilir bir tehdit" olarak değerlendiriliyor. Ukrayna'daki savaşın devam etmesine rağmen, Rusya'nın askeri ve endüstriyel güç rezervlerine sahip olduğu belirtiliyor. Ayrıca, Rusya'nın nükleer cephaneliği ve siber yetenekleri, ABD topraklarına yönelik potansiyel tehditler arasında sayılıyor.

Diğer Bölgesel ve Küresel Konular

Belgede, İran'ın nükleer programının engellendiği ve rejimin zayıfladığı ifade ediliyor. Aynı zamanda, Kuzey Kore'nin nükleer tehdidine karşı Güney Kore'nin birincil sorumluluğu üstlenmesi bekleniyor. NATO müttefiklerinden, savunma harcamalarını artırmaları ve Ukrayna'daki savaşta daha aktif rol almaları talep ediliyor.

Uyuşturucu kaçakçılığı ve yasadışı göçmen sorunlarına da değinilen belgede, sınır güvenliğinin sağlanması için kapsamlı önlemler alınacağı vurgulanıyor. Ayrıca, yapay zeka ve elektromanyetik savaş gibi teknolojik gelişmelerin savunma stratejisine entegre edileceği belirtiliyor.

Geçmiş Yönetimlere Eleştiri ve Yeni Vizyon

Strateji belgesi, önceki hükümetleri, ABD'nin askeri avantajlarını ve kaynaklarını "çarçur etmekle" suçluyor. Geçmiş liderlerin, "ulus inşa projelerinde halkın kaynaklarını heba ettikleri" ifade ediliyor. Buna karşılık, Başkan Trump'ın liderliğinde, statükonun değiştirildiği ve ABD'nin dünyanın en güçlü ordusuna sahip olduğu vurgulanıyor.

Sonuç olarak, ABD'nin 2026 Milli Savunma Strateji Belgesi, uluslararası arenada daha agresif ve ulusal çıkarları ön planda tutan bir politika izleyeceğini gösteriyor. Bu strateji, küresel güç dengelerini yeniden şekillendirebilecek potansiyele sahip görünüyor.